17.01.26

Zeytin Çekirdeği Biyokömürü, Beton Üretiminde Düşük Karbonlu Bir Alternatif Olarak Öne Çıkıyor

İspanya’da yürütülen yeni bir araştırma, zeytin çekirdeklerinden elde edilen biyokömürün, beton üretiminde kullanılan doğal kumun bir kısmının yerine geçebileceğini ve bu sayede betonun karbon ayak izinin önemli ölçüde azaltılabileceğini ortaya koydu.

Katalonya Politeknik Üniversitesi araştırmacıları tarafından yürütülen çalışmada, zeytin çekirdeği biyokömürünün betona eklenmesinin yalnızca çevresel fayda sağlamakla kalmadığı, aynı zamanda mekanik performans ve su geçirgenliğine karşı direnç açısından da umut verici sonuçlar verdiği belirtildi.

Beton, küresel emisyonların yüzde 8’inden sorumlu

Londra merkezli düşünce kuruluşu Chatham House, betonun ana bileşeni olan çimento üretiminin, küresel karbondioksit emisyonlarının yaklaşık yüzde 8’ini oluşturduğuna dikkat çekiyor. Kuruluş, Paris İklim Anlaşması hedeflerine ulaşabilmek için çimento ve betonun üretim ve kullanım biçimlerinde acil ve köklü değişikliklere ihtiyaç olduğunu vurguluyor.

Bu kapsamda geliştirilen biyokömür temelli yaklaşım, yapı sektöründe düşük karbonlu alternatifler arayışına önemli bir katkı sunuyor.

Biyokömür, karbonu salmak yerine depoluyor

Araştırmaya göre, kireçtaşı bazlı doğal kumun aksine biyokömür, beton üretim sürecinde karbon salımı yapmıyor. Ayrıca zeytin çekirdekleri çürümeye bırakıldığında veya yakıldığında atmosfere geri dönecek olan önemli miktarda karbondioksit, biyokömür formuna dönüştürülerek uzun süreli olarak depolanabiliyor.

Bu durum, biyokömürle üretilen betonun yalnızca “daha az emisyonlu” değil, aynı zamanda karbon tutma potansiyeline sahip bir yapı malzemesi olmasını sağlıyor.

“Binalar karbon depolama alanlarına dönüşebilir”

Çalışmada kullanılan biyokömürü tedarik eden Carboliva şirketinin CEO’su Alvaro Espuny, betonun sudan sonra dünyada en çok tüketilen ikinci malzeme olduğuna dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:

“Biyokömürün betona entegre edilmesiyle, gelecekte inşa edilecek binalar etkili birer karbon depolama alanına dönüşebilir. Bu, sürdürülebilirlik açısından büyük bir adım.”

Asfalt ve tuğla üretimi için de araştırılıyor

Katalonya Politeknik Üniversitesi ve Carboliva, biyokömürün yalnızca betonla sınırlı kalmayarak asfalt bağlayıcılarında da kullanılma potansiyelini araştırıyor. Araştırmacılar, bu uygulamanın yol yapımı kaynaklı emisyonları önemli ölçüde azaltabileceğini ifade ediyor.

Öte yandan, 2024 yılında İspanya’daki başka bir üniversite tarafından yapılan bir çalışma, öğütülmüş zeytin çekirdeklerinin tuğla harcına eklenmesinin ısı iletkenliğini azalttığını ve binaların ısıtma–soğutma için ihtiyaç duyduğu enerji miktarını düşürdüğünü ortaya koydu.

Zeytin çekirdeği, enerjide de kullanılıyor

Zeytin çekirdekleri hâlihazırda yenilenebilir enerji kaynağı olarak da değerlendiriliyor. 2021 yılında yapılan bir araştırma, zeytin çekirdeklerinin benzer biyoyakıtlar arasında yüksek kalori verimi ve düşük çevresel etki sunduğunu gösterdi.

Bu özellikleri sayesinde zeytin çekirdekleri:

  • Sevilla Havalimanı’nda havacılık biyoyakıtı bileşeni olarak,
  • Fransa’nın Provence bölgesinde ise turistik bir trenin çalıştırılmasında kullanılıyor.