12.05.26

Silaj Yapımında Alternatif Bitki ‘’Soya’’

Artan yem maliyetleri, savaşların gübre fiyatları üzerindeki etkisi ve ithalata bağımlılık, hayvancılıkta alternatif yem arayışlarını hızlandırırken; yapılan araştırmalar soya silajının hem besin değeri hem de maliyet avantajı ile öne çıktığını ortaya koymaktadır.

Soya, yüksek proteinli stratejik bir kaynak

Hem insan ve hayvan beslenmesinde hem de sanayide son derece önemli olan soya, diğer bitki ve hayvan yem kaynaklarına göre birim alandan daha fazla ve daha düşük maliyetle protein sağlayan bir ürün olarak öne çıkmaktadır. Soya bitkisinden hayvan beslemede dane, silaj ve küspe olmak üzere farklı şekillerde faydalanılmaktadır. Soya danesi ve küspesi daha çok kanatlı hayvan rasyonlarında kullanılmaktadır.

Ülkemizin ihtiyacı olan yaklaşık üç milyon ton soya ve türevlerinin %95’inin ithal edilmesi, hayvancılık sektörünün ithal edilen soya küspesine olan bağımlılığını artırmakta; bu durum ekonomik açıdan ve tedarik riski bakımından önemli bir sorun oluşturmaktadır.

Artan gübre maliyetleri alternatif silaj arayışını hızlandırdı

Ruminant rasyonlarında silaj önemli bir yer tutmaktadır ve silaj üretiminde en yaygın kullanılan bitki mısırdır. Ancak son yıllarda yaşanan savaşların gübre fiyatlarını artırması ve buna bağlı olarak silaj üretim maliyetlerinin yükselmesi, üreticiyi alternatif silaj kaynaklarına yöneltmektedir.

Dünyada ve Türkiye’de yapılan araştırmalar, soyanın farklı ürünlerle karışım halinde silaj olarak hayvan beslenmesinde kullanılabileceğini göstermektedir.

Soya-mısır karışımı süt verimini artırabiliyor

Mısır silajı yerine soya silajının tek başına ya da mısır silajı ile birlikte kullanımının etkisinin araştırıldığı bir çalışmada, %60 mısır + %40 soya silajı ile beslenen gruptaki ineklerin yaklaşık %11 oranında daha fazla süt verdiği belirlenmiştir.

Doğum sonrası dönemde yüksek protein, enerji, vitamin ve mineral ihtiyacı bulunan hayvanlar için besin değeri yüksek yem maddeleri önem taşımaktadır. Bu dönemde kullanılacak soya silajı hem yüksek protein içeriği hem de kaba yem özelliği nedeniyle önemli bir yem kaynağı olarak değerlendirilmektedir.

Yüksek protein içeriği maliyet baskısını azaltıyor

Mısır silajına kıyasla daha yüksek ham protein içeriğine sahip olan soya silajı, süt sığırı rasyonlarında soya küspesi kullanım oranını azaltmakta; bu durum özellikle artan yem ve girdi maliyetleri karşısında rasyon maliyetinin düşmesine katkı sağlamaktadır.

Başarılı bir şekilde hazırlanan soya silajının ruminant rasyonlarında kullanılması, maliyeti artıran protein bazlı ek yemlerin kullanımını azaltmaktadır.

Araştırmalar karışım kullanımını işaret ediyor

Ege Üniversitesi’nde 2022-2023 yılı yazlık ikinci ürün yetiştirme döneminde yürütülen bir araştırmada, mısır (M) ve soya (S) fasulyesinin farklı karışım oranlarının (%100 M, %80 M+%20S, %60M+%40S, %40M+%60S, %20M+%80S ve %100S) silaj kalitesine etkileri incelenmiştir.

Araştırma sonuçlarına göre, mısır ve soya fasulyesi karışım silajlarında ham protein içeriğinin arttığı, soya fasulyesinin ise silaj fermantasyonunu iyileştirdiği belirlenmiştir. Tüm özellikler değerlendirildiğinde, mısır silajına %20 veya %40 oranında soya fasulyesi katılması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Türkiye’de üretim yetersiz, ithalat yüksek

Türkiye’de soya tüketimi yıllara göre değişmekle birlikte üç milyon tonun üzerindedir. Yağlı tohumlar ve türevleri ithalatı için ödenen döviz miktarı bazı yıllarda 4,5 milyar dolara kadar ulaşmaktadır.

TÜİK 2024 yılı verilerine göre Türkiye’nin soya üretimi yaklaşık 180 bin ton düzeyindedir. TÜİK Bitkisel Ürün Denge Tablolarına göre tüketimin yalnızca %4,1’i yerli üretimle karşılanabilmektedir.

Soya tarımı maliyet ve sürdürülebilirlik açısından avantaj sağlıyor

Soya bitkisi, Rhizobium bakterisi aracılığıyla serbest azotu toprağa bağlayarak kendisinden sonra ekilen ürüne dekara yaklaşık 8-9 kg saf azot bırakmaktadır.

Alternatif ürün olan mısıra kıyasla çok daha düşük düzeyde azot ihtiyacı duyması, özellikle gübre fiyatlarının savaş etkisiyle yükseldiği mevcut tabloda üretim maliyetlerini sınırlayan önemli bir avantaj sunmaktadır. Ayrıca daha düşük su gereksinimi de soya tarımını öne çıkaran unsurlar arasında yer almaktadır.

Fiyat politikaları ve alım garantisi belirleyici

Soya tarımının yaygınlaşmasını olumsuz etkileyen başlıca faktörler arasında, mısır, pamuk ve soya gibi ürünlerin birbirinin ikamesi olarak değerlendirilmesi ve fiyat politikalarının birlikte belirlenmemesi yer almaktadır.

Bazı ürünlerin yüksek ithalat tarifeleri ile korunmasına karşın soya için benzer bir koruma mekanizmasının bulunmaması, satış fiyatlarını ve üretimi olumsuz etkilemektedir. Bu noktada destekleme primleri ve Bakanlık politikaları önem taşımaktadır.

Piyasa düzenleyici mekanizmalar öne çıkıyor

Soya üretiminin artırılması açısından önemli bir diğer sorun ise hasat döneminde fiyat ve alım garantisinin bulunmamasıdır.

Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) soya alımlarında piyasa düzenleyici bir aktör olarak yer alması, üretim planlaması açısından önem taşımaktadır. Alım miktarının sınırlı olması durumunda dahi TMO’nun varlığı piyasanın dengelenmesine katkı sağlayacaktır.

Ayrıca Tarım Kredi Kooperatifleri gibi kurumların katkısıyla sözleşmeli üretim modellerinin geliştirilmesi de üretimin artırılmasında etkili bir araç olarak değerlendirilmektedir.

ProGen Tohum Genel Koordinatörü Prof. Dr. Cafer Mart tarafından hazırlanmıştır.