20.12.23

Sera Yetiştiriciliğinde Domates Bitkisinin Ekolojik İstekleri

Doç. Dr. Gölgen Bahar ÖZTEKİN / Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü, Bornova-İZMİR 

TOPRAK İSTEKLERİ

Domates toprak istekleri açısından fazla seçici değildir. Kumlu topraklardan killi topraklara kadar her türlü toprakta yetişebilmektedir. Bununla beraber en iyi sonucu organik maddelerce zengin, geçirgen, su tutma gücü yüksek ve besin maddelerince zengin tınlı topraklarda verir. Topraktaki mevcut besin elementlerinden en iyi şekilde yararlanmak için toprak pH’sı 5.5-7 arasında olmalıdır. Toprak tuzluluğuna orta derecede hassastır. Genellikle tuzsuz-az tuzlu (EC 2.3 dS/m’den az) topraklarda iyi gelişir. Ayrıca toprakta iyi bir drenaj sağlanmalıdır. Toprakta geçirimsiz tabaka bulunmamalıdır. Toprakta iri kesekler parçalanmalı, taş çakıl gibi parçalar seradan uzaklaştırılmalıdır (Şekil 1). Toprağın toprak kaynaklı hastalık (Fusarium, Verticillium vb) ve zararlılardan (nematod vb), yabancı otlardan (ayrık otu, kanyaş vb) temizlenmiş olmasına dikkat edilmelidir. Sera toprak sıcaklığı bitki gelişmesi e meyve kalitesi için önemlidir. Kuvvetli bir bitki gelişimi için toprak sıcaklığının 15-30°C’ler arasında olması istenir, ideal toprak sıcaklığı 20°C’dir (Aybak ve Kaygısız, 2004; Tüzel ve Gül, 2008; Yılmaaz ve ark., 2008).

Şekil 1. Domates dikimi için hazırlanan sera toprağı

 

İKLİM İSTEKLERİ

         Sıcak iklim sebzesi olan domatesin mevsimi dışında seracılıkta başarılı bir şekilde yetiştirilmesi için sıcaklık, nem, ışık, hava hareketi ve karbondioksit (CO2) oranı gibi iklim faktörlerinin düzenlenmesi önem taşır ve bu faktörlerinin birbirleri ile sıkı ilişki içinde olduğu unutulmamalıdır (Sevgivcan, 2002; Tüzel ve Gül, 2008).

Sıcaklık

Sera domates yetiştiriciliğinde sıcaklık gelişimin her aşamasını etkileyen en önemli çevresel faktördür. Domates sıcaktan hoşlanan ancak aşırı sıcağı sevmeyen bir bitkidir. Gelişmesinin farklı evrelerinde farklı sıcaklıklara ihtiyaç duysa da düşük soğuklara tolerant bir bitki değildir ve 10°C ve altında tohum çimlenmesi gecikir, vejetatif gelişme baskılanır, meyve tutumu azalır ve düzensiz meyve renklenmesi olur. Benzer şekilde 35ºC’nin üstünde de meyve tutumu azalır, bitki gelişimi ve meyve renklenmesi sekteye uğrar. Gelişme dönemlerine göre domatesin sıcaklık istekleri ile düşük ve aşırı sıcaklıkların etkileri şöyledir (Talay ve Çetinkaya, 1991; Sevgivcan, 2002; Jones, 2008; Tüzel ve Gül, 2008; Yılmaz ve ark., 2008; Eltez ve Öztekin, 2011; Tüzel and Öztekin, 2017).

Domates tohumlarının çimlenmesi için en uygun ortam ve hava sıcaklığı 16-29 °C’dir. Bu dönemde sıcaklık kesinlikle 10°C’nin altına düşürülmemelidir. İdeal çimlenme sıcaklığının altına düştükçe hem tohum çimlenmesi gecikir hem de çimlenen tohum yüzdesi azalır.

Fide döneminde hava sıcaklığı ışık yoğunluğuna bağlı olarak gece 15-18°C, gündüz 20-24°C arasında olmalıdır. Bu devrede düşük sıcaklıklar gelişmeyi yavaşlatır, ilk çiçek salkımı oluşumu da gecikir; yüksek sıcaklıklar ise az ışık varsa boya kaçmış, kuvvetsiz fide eldesine yol açar.

Domates yetiştiriciliğinde özellikle tozlaşma ve döllenme olaylarının yani meyve tutumunun meydana gelebilmesi için sıcaklık kritik bir faktördür ve yeterli sayıda ve canlılıkta çiçek tozunun oluşması için sıcaklık 10°C’nin altına düşmemelidir. Ayrıca bu dönemde sera içi gece ve gündüz sıcaklıkları arasında 6-7°C’den fazla fark olmamalıdır. Eğer gece ve gündüz sıcaklıkları arasındaki fark çok fazla olursa küçük yapraklara sahip, ince-uzun gövdeli bitki gelişmesi gözükür. En iyi tozlaşma optimum 20-24°C dereceleri arasında (gece 13-24°C, gündüz 15.5-32°C) arasında olur. Bu değerlerin altında veya üstündeki özellikle gece sıcaklıklarında çiçekler meyveye dönüşmeden dökülür.

Sera domates yetiştiriciliğinde normal bitki gelişimi ve meyve tutumu ile renklenmesi aşamasında ideal sıcaklıklar 18.5 ile 26.5°C arasında olmalıdır. Sıcaklık sınırı gündüz 21-29.5 °C, gece 18.5-21°C olmalıdır. En iyi bitki yetiştirme sıcaklığı sıcaklık değeri 21-24°C olarak belirlenmiştir. Her ne kadar bu sınırların altında ve üstünde bitki yaşamını sürdürse de istenen verim ve kalite elde edilemez. Alt sınırın altında bitkiler yaşamlarına devam etse de polen tozlarının canlılığı ve miktarında, dişi organ faaliyetinde aksamalar meydana geleceğinden döllenme ve meyve tutum sorunları ortaya çıkar (Şekil 2). Üst sınırın üstünde de polen tozları kuruyarak canlılıklarını büyük oranda yitirir, düşük çimlenme oranı nedeniyle küçük meyve oluşumu gözükür. Bu bağlamda ideal döllenme sıcaklığı 17-27°C’ler arasındadır.

Meyve renklenmesinde de sıcaklığın rolü büyüktür. Sıcaklığın istenilen derecelerin altında veya üstünde olması meyvelerin kızarmasını engellemektedir. Çünkü meyvede rengi oluşturan likopen 21-24°C’de oluşur;  26.6°C’ın üstündeki ve 5°C’ nin altındaki sıcaklıklarda sentezlenmediği için bu derecelerin üstünde ve altında meyvelerde homojen bir kızarma görülmez, meyveler sarı renkte kalırlar.

Şekil 2. Gece gündüz sıcaklık farkı nedeni ile salkımda döllenme sorunu

Işık

Domates gün uzunluğuna duyarlı bir bitki olmasa da güneşten gelen ışığın yoğunluğu ve süresi domates yetiştiriciliğini etkilemektedir. İyi bir domates yetiştiriciliği ve fotosentez için gereksinim duyulan ışık yoğunluğu 10000 lux veya 400-500 µmol/m2/sn dolayındadır. Bitkinin çiçeklenebilmesi için günlük 12-14 saat ve 13 MJ/m2 ışık yeterli gelmektedir. Günlük 8 saatten düşük ışınımlarda çiçeklenme durur (Yılmaz ve ark., 2008; Eltez ve Öztekin, 2011; Tüzel and Öztekin, 2017).

Çevresel faktörlerden sıcaklık ve ışığı birbirinden ayrı iki faktör olarak düşünmemek gerekir. Sonbahar ve kış aylarında ışık şiddetinin az olduğu dönemlerde yüksek sıcaklıklardan kaçınılmalıdır. Aksi taktirde bitkiler zayıf gelişir.

Işık, özellikle kış aylarına yetiştiriciliği etkileyen bir faktördür. Serada Haziran ayında sera içi solar radyasyon değeri 400 ile 730 W/m2 arasında değişirken, Aralık ayında bu değer 220 W/m2 değerine düşmektedir. Işığın yetersiz olduğu durumlarda (Aralık-Ocak ayları) yapay ışıklandırma yapılarak (2000-5000 lux/m2 ilave ışık) bitkinin ışık ihtiyacı karşılanır. Yetersiz ışık koşulunda gönde ince ve uzun olur zayıf gelişir, yaprak rengi solar, salkımlarda çiçek sayısı azalır ve kök gelişimi zayıflar. Işığın fazla olduğu dönemlerde (Mayıs-Eylül) ise bitkiler zayıf kalır, meyve kalitesini bozar, meyvede çatlamalara neden olur, meyvede yeşil omuza neden olur ve yaprak sıcaklığını arttırır. Bu dönemlerde sera içine giren ışık miktarını  düşürücü tedbirler alınmalı, sera içi sıcaklığının da yükselmesi engellenmelidir (Yılmaz ve ark., 2008). Bu amaçla sera gölgelenmelidir. %30’luk bir gölgeleme sera içi sıcaklığını 10°C düşürmeye yeterlidir. Gölgeleme amacı ile sera içerisinden veya dışarısından gölgeleme perdeleri kullanılabilir. Eğer sera yapısı gölgeleme perdesi kullanmaya izin vermiyor ise dışarıdan sera üstüne gölge tozu (üstübeç), kireç veya kırmızı toprakla gölgeleme yapılabilir (Şekil 3). Ancak bu tür sera örtüsünün ömrünü kısaltabileceği ve kışa girmeden yıkanması gerektiği unutulmamalıdır.

Şekil 3. Yaz aylarında sera içine giren ışık yoğunluğunu azaltmak için yapılan uygulamalar: (A) kireç atma (B) kırmızı toprak atma, (C) sera içinden gölgelik  (D) otomatik gölge perdesi

Işığın yoğunluğu yanında kalitesi ve sera içinde dağılımı da yetiştiricilik için önemlidir. Işığın dalga boyu bitkinin gelişimini etkilemektedir. Yoğun mavi ve düşük kırmızı ışıkta bitkiler kısa, sert ve koyu renkli olurken; tersi durumda yani yoğun kırmızı ışık düşük mavi ışık altında bitkiler daha yumuşak, daha zayıf ve uzun ve açık renkli olurlar. Aynı koşullarda yan yana iki seradan cam olanında bitkiler uzun ve açık yeşil renkli olurken, fiberglas serada kısa ve koyu yeşil renkli olurlar (Jones, 2008).

Oransal Nem

Sera içerisindeki oransal nem domates bitkisinin gelişmesi, meyve bağlama ve meyve kalitesi,  su ihtiyacı, hastalık ve zararlı çıkışı ile kontrolü üzerinde etkili bir faktördür. Sera oransal neminin domates yetiştiriciliğinde %50-60 olması istenir. Oransal nemin istenilen seviyenin altında veya üstünde olması pek çok sorunu da beraberinde getirir (Sevgican, 2002; Eltez ve Öztekin, 2011; Tüzel and Öztekin, 2017):

Sera içi oransal nemi % 50’nin altında ise; çiçek tozları ve çiçeğin dişicik tepesi kurur,  çiçek tozları çimlenemez, sonuçta tozlaşma-meyve bağlama arzu edilen seviyede olmaz. Bitki  çok su kaybeder. Bitkide solma, meyvede çiçek burnu çürüklüğü, çatlama, sürgün ucu kuruması gibi fizyolojik zararlanmalar ortaya çıkar. Ortamındaki düşük nem özellikle sıcak zamanlarda akar (kırmızı örümcek) zararlısının ortaya çıkmasına ve yayılmasına yardım eder. Oransal nem düşük ise en iyi çözüm havalandırmaları kapatmak ve sera içerisine üstten sisleme sistemi kurarak oransal nemi yükseltip, kontrol altına almaktır. Özellikle sonbahar üretiminde üretim başlangıcında, ilkbahar ve tek üründe üretim sonunda seranın gölgelenmesi veya çatı yağmurlama düzeni kurularak çalıştırılması, sera içi oransal neminin yükseltilmesi unutulmamalıdır.

Oransal nem istenilen seviyenin üstünde ise; polen tozları fazla nem nedeniyle topaklaşır ve dağılamaz, sonucunda tozlaşma-meyve bağlama arzu edilen seviyede olmaz. Yüksek nem nedeniyle bitki su ihtiyacı azalır. Az su alan bitki dolayısı ile ortamdan az besin maddesi de alacağından bunun sonucunda beslenme bozuklukları ortaya çıkar. Hastalık etmenleri genelde yüksek nem de geliştiğinden çeşitli hastalıklar (kurşuni küf, külleme, mildiyö, beyaz çürüklük vb) ortaya çıkar ve ciddi zararlara neden olur. Oransal nem istenilen seviyenin üstünde seyrediyorsa ısıtma ve havalandırma yardımıyla nem düşürülmelidir. Isıtılmış bir sera havasının soğuk bir sera havasına göre daha fazla nem tuttuğu için sera içi ısıtma ve soğutmaya dikkat edilmelidir.  Oransal nemi dengelemek için havalandırma yapmak en idealidir. Bunun için çatı ve yan havalandırmalar kullanılmalıdır (Şekil 4). İyi bir serada çatı havalandırmasının taban alanının en az %15-20’si kadar, yan havalandırmanın da en az bunun yarısı kadar olması gerektiği unutulmamalıdır.

Şekil 4. Netlerle kaplı sera çatı ve yan havalandırması

Sera içi hava hareketi

Seralardaki bitkilerin sağlıklı bir gelişme gösterebilmeleri için iyi bir havalandırma şarttır. Sera içi hava hareketinin 1-4 m/sn arasında olması istenir (Sevgican, 2002; Tüzel ve Gül, 2008; Eltez ve Öztekin, 2011; Tüzel and Öztekin, 2017). Bu çok hafif hava hareketi bitkilerin hafifçe sallanmasına sebep olur ve tozlanmayı arttırır. Sera içindeki sıcaklığın ve nemin homojen dağılımını sağlar ve bitki üzerinde kalıcı bir nem olmasını engelleyerek hastalık çıkışını azaltır. Aynı zamanda seranın içindeki üst tarafta bulunan karbondioksitin yapraklara daha kolay ulaşmasını sağlar. Sera içi hava hareketi havalandırma ile doğal olarak veya vantilatörler/fanlar yardımıyla mekaniksel olarak sağlanır (Şekil 5).

Şekil 5. Sera içinde mekanik yolla (fan ile) hava sirkülasyonu sağlanması

Karbondioksit (CO2)

Fotosentezin faaliyetinin başlaması ve hızı için ortamda CO2 bulunmalıdır. Sera atmosferindeki CO2 miktarındaki artış bitkilerde gübre etkisi yaparak gelişimi hızlandırmaktadır. Normal şartlar altında havada 300-350 ppm CO2 bulunur. Ancak optimal bir fotosentez ve dolayısı ile yüksek verim için CO2 miktarı 1200 ppm olmalıdır. CO2 dozunun 100 ppm altında ve 10000 ppm üstünde olduğu koşullarda bitkiler yaşayamaz ve ölür (Jones, 2008; Tezcan ve Atılgan, 2011).

Domates bitkilerinin gelişimi için sera içindeki CO2 miktarı 1000 ppm olmalıdır (Talay ve Çetinkaya, 1991; Sevgican, 2002; Jones, 2008; Tüzel ve Gül, 2008; Eltez ve Öztekin, 2011; Tüzel and Öztekin, 2017). Ancak sera içinde bitkiler gece solunum yaparak yani oksijen alıp karbondioksit vererek, sabaha karşı sera içindeki CO2 miktarının artmasına neden olurlar. Bu durumda sabahları havalandırmalar açılarak sera içindeki fazla CO2 gazının tahliyesi sağlanmalı, sera içine temiz hava alınmalıdır. Gündüz ise fotosentez yapan bitkiler oksijen alıp karbondioksit tüketirler ve gün içinde sera içi CO2 miktarında azalma olur. Bunun için iyi bir havalandırma yönetimi ile sera içi CO2 miktarı ayarlanır. Ancak havalandırmanın yeterli olmadığı durumda CO2 gübrelemesi yapılmalıdır. CO2 gübrelemesi ilk gerçek yaprağın görülmesinden itibaren tüm üretim dönemi boyunca yapılabilir.

Sera içerisinde en kolay CO2 gübrelemesi organik gübre ile yapılır. Organik gübrenin sera toprağında parçalanması ile ortaya çıkan CO2 sera havasının CO2 oranını yükseltir. Bunun dışında sera içinde bütan, propan gazı, parafin veya yağ yakılması ile serada CO2 oranı arttırılabilir, ancak bu ürünlerin yakılması sonucunda ortaya çıkan kükürt ve zararlı gazlar ile yüksek sıcaklık bitkilere zarar verebilir. Katı ve sıvı CO2 kullanımı da uygulamalar arasındadır (Yılmaz ve ark., 2008; Tezcan ve Atılgan, 2011). Katı CO2 parçalanarak sera içinde değişik yerlere konulur. Ancak gaz çıkışı kontrol edilemediğinden ve uygulamada özel koruma eldiveni ve işçilik gerektirdiğinden önerilmemektedir. Sıvı CO2kullanımında ise özellikle sıcak dönemlerde sıcaklık yükselmesi sorun yaratmaktadır. Ekonomik açıdan diğerlerine göre pahalı olsa da sera içine özel düzeneklerle saf CO2 gazı verilerek yapılan CO2 gübrelemesi (Şekil 6) daha çevreci ve tercih edilen bir uygulamadır.

Şekil 6. Serada CO2 gübrelemesinde kullanılan saf CO2 gazı tüpü ve düzeneği

Yararlanılan Kaynaklar

Aybak, H.Ç., Kaygısız, H., (2004) Domates. Hasad Yayıncılık, İstanbul. 280 sayfa.

Eltez, Z.R., Öztekin, G.B., (2011). Serada Sebze Yetiştiriciliği, Ünite 9, Sayfa:176-198. Örtüaltı Üretim Sistemleri (Editörler A.Gül, E. Yaslıoğlu, M.Ali Dayıoğlu), Anadolu Üniversitesi, Açık Öğretim Fakültesi, Tarım Önlisans Programı Ders Kitabı (TRM212U), Anadolu Üniversitesi Yayınları Yayın No: 2275. Açık Öğretim Fakültesi Yayınları Yayın No: 1272. Eskişehir.

Jones, J.B., (2008).Tomato Plant Culture: In the Field, Greenhouse and Home Garden (Second Edition). CRC Press, Taylor and Francis Group, FL, 399 p.

Sevgican, A., (2002). Örtüaltı Sebzeciliği (Topraklı Tarım), Cilt I. Ege Üniv. Ziraat Fak. Yayınları No:528. ISBN: 975-483-384-2. Ege Üniv. Basımevi. Bornova-İzmir

Talay, R., Çetinkaya, Ş., (1991). Örtüaltında Domates. Seri-D, No:2. Seracılık Araştırma Enstitüsü, Antalya.

Tezcan, A., Atılgan, A., Öz, H., (2011). Seralarda Karbondioksit Düzeyi, Karbondioksit Gübrelemesi ve Olası Etkileri. Süleyman Demirel Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi 6 (1): 44-51.

Tüzel, Y., Gül, A. (2008). Seralarda İyi Tarım Uygulamaları. Tibyan Yayıncılık. ISBN:978-9944-172-07-3, 172 s, İzmir.

Tüzel, Y., Öztekin, G.B., (2017). Tomato (Part III: Chapter 1). Good Agricultural Practicies for Greenhouse Vegetable Production in the South East European Countries: Principles for Sustainable Intensification of Smallholder Farms. FAO Plant Production and Protection Paper, 230: 271-286, Rome-Italy.

Yılmaz, S., Fırat, A.F., Zengin, S., Çelik, İ., Aktaş, A., Tekşam, İ., Arı, N., Devran, Z., Ünlü, A., Göçmen, M., Öztop, A., Baysal, Ö., Sayın, B., Çelikyurt, A. M., Kaya, N., (2008). Örtüaltı Domates Yetiştiriciliğinde İyi Tarım Uygulamaları. Batı Akdeniz Araştırma Enstitüsü  (BATEM) Yayınları, Antalya, 111 sayfa.