14.04.26

Sanayi Domatesinde Sürdürülebilir ve Yüksek Performans ile Syngenta Gücü

Türkiye’nin güçlü sanayi altyapısı ve yüksek üretim hacmi, sanayi domatesini stratejik bir ürün grubuna dönüştürüyor. Artan kalite beklentileri, iklim baskısı ve mekanizasyon ihtiyacı ise sektörü yeniden şekillendiriyor.

Sanayi domatesi, Türkiye’nin tarımsal üretiminde hem hacim hem de işleme kapasitesi açısından stratejik ürün gruplarının başında geliyor. Artan kalite beklentileri, iklim değişikliği ve mekanizasyon ihtiyacı sektörü yeniden şekillendirirken; genetik ıslah çalışmaları da bu dönüşümün merkezinde yer alıyor.

Syngenta Sebze Tohumları’nın sanayi domatesi stratejisini ve Türkiye’nin bu yapı içindeki konumunu Sanayide Kullanılan Sebze Tohumları Özel Müşteri Yöneticisi Cüneyt Özge ile değerlendirdik…

Sanayi domatesini Syngenta portföyü ve Türkiye pazarı içinde nasıl konumlandırıyorsunuz?

Sanayi domatesi, Syngenta Sebze Tohumları portföyünde stratejik ürün gruplarından biri. Türkiye ise sahip olduğu yüksek üretim hacmi, güçlü işleme sanayi altyapısı ve ihracat potansiyeli ile bu segmentte özel bir konuma sahip. Bu nedenle bizim için yeni çeşitlerin denendiği, performanslarının ölçüldüğü ve referans pazar olarak değerlendirildiği stratejik bir üretim merkezi diyebilirim. 

Son yıllarda sanayi domatesi üretiminde hangi değişimler öne çıkıyor?

Üretimde birkaç önemli dönüşüm dikkat çekiyor. Öncelikle makineli hasada uygun çeşitlere yönelim belirgin şekilde arttı. İşçilik maliyetleri ve hasat süreçlerindeki zorluklar, üreticileri tam mekanizasyona uyumlu çeşitlere yönlendiriyor. Diğer yandan sanayicilerin kalite beklentileri yükselmiş durumda. Brix değeri, renk yoğunluğu ve işleme verimliliği artık daha kritik parametreler haline geldi. Ayrıca hastalık baskılarının artması ve iklim streslerinin daha sık yaşanması, dayanıklılığı ve stres toleransını çeşit geliştirmede öncelikli hale getirdi.

Bu doğrultuda çeşit geliştirme çalışmalarınızda hangi kriterler öncelikli?

Syngenta Sebze Tohumları olarak yüksek ve stabil verim temel kriterlerimizden biri; ancak tek başına yeterli değil. Sanayiye uygun kalite parametreleri, hastalık dayanıklılığı, tarlada bekleme süresi (FEC) ve mekanik hasada uygunluk eş zamanlı değerlendirdiğimiz kriterler. Bu doğrultuda ıslah çalışmalarımızı yalnızca verimi artırma odağıyla değil, verimi kalite ve dayanıklılıkla birlikte sürdürülebilir şekilde koruma hedefiyle yürütüyoruz.

Kalite parametreleri açısından hangi özellikler öne çıkıyor?

Sanayi domatesinde kalite; yüksek ve stabil Brix değeri, koyu kırmızı renk, yüksek kıvam (viskozite) ve homojen meyve yapısı ile tanımlanıyor. İşleme sırasında minimum fire verilmesi de kritik öneme sahip. Bu nedenle ıslah programlarımızda hem kimyasal hem de fiziksel kalite kriterleri birlikte ele alınıyor.

Hastalık dayanıklılığı açısından portföyünüzü farklı kılan unsurlar neler?

Çoklu hastalık toleranslarını aynı çeşitte birleştirmek temel hedeflerimizden biri. Bölgesel hastalık ırklarına yönelik hedefli ıslah çalışmaları yürütüyoruz. Ancak dayanıklılığı artırırken verim ve kalite performansından ödün vermemek en önemli yaklaşımımız. Bizim için dengeli genetik yapı, sürdürülebilir üretimin anahtarı.

İklim değişikliği stratejinizi nasıl etkiledi?

Artan sıcaklık stresleri ve ani hava değişimleri, ıslah programlarımızı doğrudan etkiliyor. Yüksek sıcaklığa toleranslı ve stres koşullarında stabil performans gösterebilen çeşitler öncelik kazandı. Özellikle virüs dayanımlı çeşitler, iklim değişikliğiyle birlikte daha kritik hale geldi.-

Türkiye’de üreticilerin en sık karşılaştığı zorluklar neler?

Artan girdi maliyetleri, su kısıtı, hastalık baskısı ve hasat işçiliği temel sorunlar arasında yer alıyor. Bu koşullarda üreticinin kârlılığını koruyabilmesi için doğru çeşit seçimi hayati önem taşıyor. Doğru çeşit seçimi, doğru üretim planlamasıyla birleştiğinde artan maliyetleri daha yönetilebilir ve kârlı bir seviyeye taşıyor.

Mekanik hasat açısından çeşitlerinizin öne çıkan özellikleri neler?

Çeşitlerimizde bitki formunun hasat makinesine uygun olması, meyvelerin aynı anda olgunlaşması ve sert, dayanıklı meyve yapısı temel kriterler. Bu özellikler hem hasat kayıplarını azaltıyor hem de işçilik avantajı sağlıyor.

Önümüzdeki 5–10 yılda hangi trendler öne çıkacak?

Sıcaklık ve hastalık dayanımı yüksek çeşitler, daha az suyla üretim, tam mekanizasyona uyum ve sanayici odaklı kalite standartları ön plana çıkacak. Sektörün, verimden çok toplam performans ve sürdürülebilirlik perspektifiyle şekilleneceğini ön görüyoruz.

Üreticilere vermek istediğiniz temel mesaj nedir?

Çeşit seçimi yapılırken yalnızca verime odaklanılmamalı; toplam performans değerlendirilmeli. Bölge koşulları, hasat şekli ve sanayici beklentileri mutlaka dikkate alınmalı.

Syngenta’nın uzun vadeli vizyonunu nasıl özetlersiniz?

Syngenta Sebze Tohumları olarak hedefimiz; sürdürülebilir, kârlı ve iklim dostu sanayi domatesi üretimini destekleyen, üretici ve sanayiciye değer katan çözümler sunmak ve sektördeki liderliğimizi korumak.