
Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek Projesi, adeta hayvancılığın kurtuluş reçetesi gibi sunuluyor. Proje ilk olarak 3 Şubat 2025’te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklandı. Yapılan bu ilk açıklama büyükbaş hayvancılıkta uygulanacak yeni bir projeyi ifade ediyordu. Geçmiş yıllara bakarsanız çok sayıda hayvancılık projesi gündeme getirildi. Ancak hiçbirisi hayvancılıkta dışa bağımlılığı azaltmadı tam tersine artırdı. Hiçbir proje kırmızı et fiyatını düşürmedi tam tersine her geçen gün fiyatlar daha çok arttı.
Tarım ve Orman Bakanlığı sahada değil ama sanal dünyada çok iyi çalışıyor. Bu nedenle herkesin dikkatini çekecek projeler üretiliyor. “Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek Projesi”. Kırsalda bereketi kim istemez ya da hayvancılığa destek olunmasını. Ancak, uygulama projenin adı kadar başarılı olmuyor, olamıyor. İş dönüp dolaşıp ithalata bağlanıyor. İthalatla kırsala bereket gelir mi?
“Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek Projesi” 2025 yılının 3 Şubat’ında büyükbaş hayvancılıkla başladı. Bu yılın 21 Şubat’ında projeye küçükbaş hayvancılık da eklendi.
Türkiye coğrafyasının, ikliminin küçükbaş hayvancılığa daha uygun olduğu öteden beri söylenir. Ancak, ülkede hayvancılık denilince herkesin aklına büyükbaş yani sığır gelir. Hükümet politikaları da hep büyükbaş, sığırcılık üzerine oluşturuluyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 3 Şubat 2025’te ilk kez açıkladığı “Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek Projesi” kapsamında; büyükbaş hayvancılıkta 200 baş altı işletmelere, yeni yatırım yapacaklara, kadın, genç ve aile işletmelerine uygun fiyatla en az 5 en fazla 15 damızlık gebe düve temin ediliyor. Veteriner hekim, ziraat mühendisi, gıda mühendisi gibi meslek mensuplarına ise en az 5 en çok 30 gebe damızlık hayvan temin ediliyor.
İthalatla kırsala bereket, hayvancılığa destek olur mu?
Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan bu proje, geçmişte uygulanan birçok proje gibi ithalata dayalı olarak başladı ve öyle de sürdürülüyor. Proje kapsamında Et ve Süt Kurumu dışarıdan Angus cinsi boş düveleri ithal ediyor ve Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü(TIGEM)’ne ait çiftliklere veriyor. TİGEM, ithal edilen boş düveleri tohumlayarak gebe olarak yetiştiricilere satıyor.
Projeyle aile işletmelerini güçlendirmeyi, gençlerin ve kadınların tarım sektöründe daha fazla yer almasını amaçlıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan projeyi açıklarken şöyle demişti: “Üreticilerimiz, Ziraat Bankası’ndan 2 yıla kadar ödemesiz, 3 veya 5 yıl geri ödemeli olarak sübvansiyonlu kredi kullanabilecek. Üreticilerimizin, 1 yıl boyunca aylık 1 asgari ücret tutarı kadar, toplamda yıllık 270 bin liralık bakım ve besleme giderini biz karşılayacağız. Ayrıca üreticilerimiz hayvanlarını TARSİM’den 1 yıl sigortalı olarak alacak, bunun da bedeli devletimiz tarafından ödenecek. Projede 15 olan hayvan sayısını veteriner hekim, ziraat mühendisi, gıda mühendisi gibi meslek gruplarından gençlerimizin yapacağı başvurularda 30 olarak uygulayacağız.”
Bu projede başvurular alınırken, 6 Şubat 2023 depremlerinden etkilenen illere, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın “Üretim Planlaması” kapsamında “Besi Bölgesi” (Ağrı, Ardahan, Artvin, Bayburt, Bingöl, Bitlis, Elâzığ, Erzincan, Erzurum, Gümüşhane, Hakkâri, Iğdır, Kars, Malatya, Muş, Sivas, Şırnak, Tunceli, Van) olarak planlanan illere öncelik tanınıyor. Genç ve kadın çiftçiler de öncelikli olarak yararlandırılıyor. Proje 2025’te başladı. 2026 ve 2027 yılında da uygulanmaya devam edilecek. Toplamda 3 yıl sürecek.
Küçükbaş hayvancılığa destek için ithalat olacak mı?
Aradan bir yıl geçtikten sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir kez daha Şubat ayında (21 Şubat) Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek Projesi”yle ilgili açıklama yaptı. İstanbul’da çiftçilerle iftar programında bir araya gelen Erdoğan, bu kez projenin küçükbaş hayvancılık boyutunu “Kırsalda Bereket Küçükbaş Hayvancılığa Destek Projesi” olarak açıkladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın verdiği bilgiye göre, “Kırsalda Bereket Küçükbaş Hayvancılığa Destek Projesi” kapsamında yetiştiricilere uygun şartlarda toplamda 150 bin küçükbaş hayvan verilecek. Üretici başına 95 dişi artı 5 erkek olmak üzere 100 küçükbaş hayvanın verileceği proje kapsamında, aylık 15 bin lira, yıllık 180 bin lira besleme ve bakım desteği sağlanacak. Ziraat Bankası, proje için sıfır faizli 2 yıl ödemesiz 5 ila 7 yıl vadeli kredi verecek.
Kırsalda Bereket Küçükbaş Hayvancılığa Destek Projesi hakkında en çok merak edilen sorular ve yanıtları şöyle:
- Projenin amacı, hedefi nedir?
Büyükbaş hayvancılıkta olduğu gibi, küçükbaş hayvancılıkta da Kırsalda Bereket Küçükbaş Hayvancılığa Destek Projesi ile, kırsalda üretimi güçlendirmek, aile işletmelerini büyütmek, gençleri ve kadınları üretime daha fazla dâhil etmek ve meraya dayalı üretimi daha kârlı hale getirmek.
- Hangi cins küçükbaş hayvanlar verilecek?
Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürlüğü’ne göre bu projede yalnızca sayı artışı hedeflenmemekte; verim, uyum ve sürdürülebilirlik esas alınmaktadır. Dağıtımlar, ülkenin bölgesel yetiştiricilik gerçekleri dikkate alınarak; yöre, iklim ve mera yapısına uygun damızlık küçükbaş ırklar üzerinden planlanacak. Dağıtılacak ırklar ile dağıtım bölgeleri/illeri ve başvuru şartlarına ilişkin nihai çerçeve Hayvancılık Genel Müdürlüğütarafından belirlenecek ve ilan edilecek.
- Proje kapsamında üreticiler nereye başvuracak?
Diğer projelerde olduğu gibi küçükbaş hayvancılığa destek projesinden yararlanmak isteyenler Tarım İl/İlçe Müdürlükleri’ne başvuracak. Başvurular Nisan ayında başlayacak.
- Hayvanlar ne zaman teslim edilecek?
Hayvancılık Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre hayvanların teslimi 2026 yılının ikinci yarısında yapılacak. Geçmiş projelerde ve son olarak büyükbaş hayvancılık projesinde olduğu gibi hayvan teslimi genellikle belirlenen tarihte yapılamıyor. Bir miktar gecikme olabilir.
- Hayvanlar nasıl temin edilecek?
Proje kapsamında 3 yılda toplam 150 bin küçükbaş hayvan temin edilecek. Bu hayvanlar, Tarımsal İşletmeler Genel Müdürlüğü (TİGEM) tarafından temin edilecek. Bu konuda ithalat yapılıp yapılmayacağı henüz bilinmiyor. TİGEM çiftliklerindeki damızlık küçükbaş hayvan varlığına göre bir hayvan temin programı uygulanacak. Dağıtılacak hayvanlar TİGEM işletmelerinde yetiştirilen en az 6, en fazla 18 aylık hayvanlardan olacak. Hak sahibi her üreticiye 95 dişi + 5 erkek olmak üzere toplam 100 küçükbaş hayvan temin edilecek.
- Proje ne kadar sürecek?
Kırsalda Bereket Küçükbaş Hayvancılığa Destek Projesi, 2026–2028 yıllarını kapsayan 3 yıllık bir program kapsamında uygulanacak. Program boyunca toplam 150 bin küçükbaş hayvan dağıtımı öngörülüyor.
- Kimler hayvan alımı için başvurabilir?
Projeye belirlenecek üst sınırdan daha az hayvana sahip olanların yanı sıra hali hazırda hayvancılık yapmayan kişiler de başvuru yapabilecek. Kadın ve gençler ile meslek mensupları (Veteriner Hekim, Ziraat Mühendisi, Gıda Mühendisi) öncelikli olarak yararlanacak.
- Proje kapsamında hangi destekler verilecek?
Hayvan alımına hak kazananlar, Ziraat Bankası’ndan yüzde 100 faiz indirimine kadar “Temel Hayvancılık Kredisi” kullanabilecek. Geri ödemesi 2 yıla kadar ödemesiz, toplam 5 yıl veya 7 yıl vade seçenekleriyle planlanabilecek. Hak sahibi üreticilerin projeyle edindikleri küçükbaş hayvanlar 1 yıl süreyle TARSİM kapsamında sigortalanacak. Sigorta bedelini 1 yıl devlet ödeyecek. Hayvan teslimini takip eden aydan itibaren 12 ay boyunca; hayvan başına 150 lira, en fazla 100 baş için aylık azami 15 bin lira, yıllık toplamda 180 bin lira bakım ve besleme desteği ödenecek.
- Projenin başarı şansı var mı?
Hayvancılıkla ilgili sürekli projeler açıklanıyor ancak bir yandan da ithalat tüm hızıyla devam ediyor: Kırsalda hayvancılık yapacak az insan kaldı. Yani birçok köy boşaldı, ne yazık ki kırsalda hayvancılığı sürdürmek çok kolay değil. Aile işletmeleri zor bir dönemden geçiyor. Bırakın aile işletmelerini, büyük işletmeler bile sıkıntı içerisinde. Temel nedeni de çiğ süt fiyatının baskılanarak maliyetlerin altında tutulması. Üreticide maliyetlerin yüksek ama ürettiği et ve sütün fiyatının düşük olması hayvancılığın sürdürülmesini zorlaştırıyor. Çiftçi hayvancılıktan para kazanırsa proje başarılı olur. Ama bu proje ile hayvancılık kurtulmaz. Proje ile 3 yılda 150 bin hayvan temin edilecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın söylediği gibi üretici başına 100 hayvan verilirse 1 500 kişi bu projeden yararlanacak. Bunu 81 ile bölerseniz her ilde 18-19 kişi ancak projeden yararlanabilecek. Üç yıl uygulanacağına göre her ilde yıllık ortalama 6 kişi projeden yararlanacak.
- Ziraat Bankası’nın koyunculuk projesinden farkı ne?
Hatırlayanlar olacaktır, 2018 yılında hükümetin 300 koyun projesi vardı. Yine hayvancılığı kurtaracak, kırsalda devrim yaratacak bir proje olarak sunulmuştu. Proje Ahmet Eşref Fakıbaba’nın bakanlığı döneminde gündeme gelmiş, bakan gidince proje uygulanmadan rafa kaldırıldı. Projenin, finansman tarafında olan Ziraat Bankası 300 koyun yerine 100 koyun projesi ile, Eylül 2020’de “Köyümde Yaşamak İçin Bir Sürü Nedenim Var” projesini başlattı. Proje, il bazında valiliklerle protokol yapılarak uygulamaya konuldu ve halen de devam ediyor. Ziraat Bankası’nın projesinde hedef küçük aile işletmelerini büyütmek. Küçükbaş hayvan sayısı 100 başın altında olan aile işletmelerinde hayvan sayısını en azından 100 başa tamamlamak. Kredi süresince hayvan sayısı 100’de tutulması gerekiyor. Yine 2 yıl ödemesiz 7 yıla kadar kredi desteği var. Tarım Bakanlığı’nın yapamadığını Ziraat Bankası başarılı bir şekilde gerçekleştirdi. Yaklaşık 50 ilde valiliklerle yapılan protokol çerçevesinde “Köyümde Yaşamak İçin Bir Sürü Nedenim Var” projesi 6 yıldır devam ediyor. Proje ile amaç sadece hayvan dağıtmak değil, aynı zamanda o hayvanları alacak olan yetiştirici yemi kimden alacak, hayvanlar kesime geldiğinde kime satacak? İl bazında bunlar da tek tek belirleniyor. Valiliklerin denetimi ve gözetimi altında yapıldığı için de izleyebildiğim kadarıyla da başarılı oldu.
Özetle, Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek Projesi, geçen yıl büyükbaş hayvancılıkla başladı, bu yıl küçükbaş hayvancılıkta da uygulanacak. Doğru uygulanırsa, ülke hayvancılığına elbette katkısı olur. Ama ithalat için uygulanacaksa geçmişteki birçok proje gibi bu da başarısız olur. İthalatla kırsala bereket gelmez, gelse gelse zarar gelir, hastalık gelir.

