26.06.24

İklim Krizi Fakirleştiriyor

Nature Dergisi’nde yayımlanan yeni bir araştırmaya göre iklim krizi, ısınmayan kurgusal bir dünyaya kıyasla önümüzdeki 25 yıl içinde küresel geliri yaklaşık beşte bir oranında azaltacak.

Almanya’nın Potsdam İklim Etkisi Araştırma Enstitüsü’ndeki (PIK) araştırmacılar, iklim değişikliğinin ekonomik gelir üzerindeki etkisinin 2049 yılına kadar yılda yaklaşık 38 trilyon dolar (35,6 trilyon avro) seviyesinde olacağını açıkladı. 2100 yılına gelindiğinde finansal maliyetin, önceki çalışmaların tahminlerinin iki katına çıkabileceği öngörülüyor.

Çalışmanın başyazarı ve iklim bilimci Max Kotz, bu zararın iklim değişikliğinin olmadığı bir temel değerle karşılaştırıldığını ve daha sonra gayri safi yurt içi hasılada beklenen genel küresel büyümeye karşı uygulandığını açıklıyor.

En çok hangi ülkeler kaybedecek?

Araştırmada, iklim değişikliğinin gelirlerimize zarar vereceği konusunda uyarırken, dünyanın en fakir ülkelerinin en zengin ülkelere göre yüzde 61 daha fazla gelir kaybına uğrayacağı sonucuna ulaşılıyor. Dünyanın en fakir bölgelerindeki ve atmosferi ısıtmaktan en az sorumlu olan insanların, en büyük parasal darbeyi alacağı öngörülüyor.

Diğer yandan Avrupa’da, İspanya ve İtalya gibi güney ülkelerinin gelir düşüşünde yükü çekeceği belirtilirken, kuzey kutbuna komşu ülkelerin ise bu durumdan faydalanabileceği vurgulanıyor. Avrupa’da güney bölgelerinin, Danimarka veya Kuzey Almanya gibi yerlere göre daha sert darbe alacağı belirtiliyor.

Kuzey kutbu ülkeleri, fayda sağlayacak

Amerika Birleşik Devletleri’nde güneydoğu ve güneybatı eyaletlerinin ekonomik olarak kuzeydeki eyaletlere göre daha fazla sıkışacağı ve en büyük parasal darbeyi Arizona ve New Mexico’nun bazı bölgelerinin alacağı öngörülüyor. Kotz, yalnızca kuzey kutbuna komşu bölgelerin (Kanada, Rusya , Norveç, Finlandiya ve İsveç) fayda sağlayacağını söylüyor.

Çalışmanın yazarlarından iklim bilimci ve ekonomist Leonie Wenz ise, ‘Araştırmada elde ettiğimiz bulgulara göre iklim değişikliğinin önümüzdeki 25 yıl içerisinde, Almanya ve ABD gibi gelişmiş ülkeler de dahil olmak üzere hemen hemen tüm dünyada, gelirlerde ortalama yüzde 11’lik düşüşe neden olacağını ve bunun büyük ekonomik hasar yaratacağını öngörüyoruz’ açıklamasında bulunuyor.

Finansal zarar, tarımsal üretim aşamasında ortaya çıkıyor

ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi’ne göre 2023 yılında rekor seviyeye ulaşan küresel ortalama sıcaklık, sanayi öncesi dönemlere göre ortalama 1,35 derece daha fazlaydı. Kotz, yaşanacak sıcaklık artışlarının gelecekte çok daha fazla zarara yol açacağını çünkü bu artışların şimdiye kadar deneyimlemediğimiz türden olmacağını belirtiyor.

Bilim insanlarının iklim araştırmalarında daha çok sıcak hava dalgaları, sel, kuraklık ve fırtına gibi etkenlere odaklandığını söyleyen Kotz, finansal açıdan yapılan değerlendirmede genel etkilerin temelinin, sıcaklık artışı olduğunu vurguluyor ve finansal tablonun, zarar gören mahsuller ve yapılamayan tarımsal üretim kısmında anlaşılır olduğunu ekliyor.

Emisyonların azaltılması ne zaman fark yaratacak?

Kotz yapılan araştırmanın, azaltılan karbon emisyonlarının artık gerçekten işe yaradığını gösterdiğini de açıklıyor ve ekliyor: ‘En kötü senaryoda emisyon artışı, yüzde 60 oranında mali darbe yaratacak. Eğer dünya, karbon kirliliğini durdurabilir ve ısınmayı 2 santigrat derece (Paris İklim Anlaşması’nın üst sınırı) ile sınırlayabilirse, o zaman finansal darbe yüzde 20 civarında olacak. Bu yüzden bu bir kıyamet senaryosu olarak değerlendirilmemeli çünkü yapılabilecek çok şey var.’

Araştırma, çalışmanın bir parçası olmayan uzmanlar tarafından eksikleri olduğu ancak temelde büyük resmi ortaya koyduğu yönünde değerlendiriliyor.

Kaynak: Euronews