19.06.26

Fas’ta Örtüaltı Üretim, İhracatın Lokomotifi

Kuzey Afrika’da örtüaltı üretim alanlarının on binlerce hektara ulaştığı ve kıta genelindeki üretimin büyük bölümünü oluşturduğu görülüyor. Fas, 24 bin hektarlık üretim alanı kapasitesiyle, bölgenin yaklaşık yarısına yakınını taşıyor.

Kuzey Afrika’da hızla genişleyen örtüaltı üretim, Fas’ta meyve ve sebze ihracatının ana taşıyıcısı konumuna yükseliyor. Yaklaşık 24 bin hektarlık sera alanı ihracatın büyük bölümünü oluştururken, sektörün büyümesi kırsal iş gücündeki daralma ve göçmen emeğine artan bağımlılıkla birlikte yeni bir yapısal dönüşümü beraberinde getiriyor.

24 bin hektarlık üretim alanı ihracatın %80’ini aşıyor

Fas’ta örtüaltı üretim son yıllarda hızlı bir genişleme gösterirken, mevcut durumda yaklaşık 24.000 hektarlık sera alanı ülkenin meyve ve sebze ihracatının %80’inden fazlasını karşılıyor. Bu üretim modeli, özellikle Avrupa pazarına yönelik taze ürün arzında stratejik bir rol üstleniyor.

Yıl boyunca üretim yapılabilmesi, kalite standardizasyonunun sağlanması ve lojistik avantajlar, sera tarımını Fas’ın dış ticaretinde kilit bir unsur haline getiriyor. Bu çerçevede örtüaltı üretim yalnızca tarımsal bir faaliyet değil, aynı zamanda ülkenin ihracat stratejisinin merkezinde konumlanan bir üretim sistemi olarak öne çıkıyor.

Ürün deseni yüksek katma değerli türlere kayıyor

Sera yatırımlarındaki artış, üretim deseninde de belirgin bir değişimi beraberinde getiriyor. Açık alan üretiminden farklı olarak örtüaltı sistemler, domates, çilek ve yaban mersini gibi yüksek katma değerli ürünlerin üretimini ön plana çıkarıyor.

Bu ürünler hem uluslararası pazarda talep gören hem de birim alandan daha yüksek gelir sağlayan ürün grupları arasında yer alıyor. Üretimin bu yönde yoğunlaşması, tarımsal faaliyetlerin giderek daha fazla ticari bir perspektifle planlandığını ve pazar odaklı bir yapıya dönüştüğünü ortaya koyuyor.

Küresel ölçekte genişleyen bir üretim modeli

Örtüaltı üretim yalnızca Fas’a özgü bir gelişme değil, küresel tarımda hızla büyüyen bir eğilimi yansıtıyor. Dünya genelinde sera ve tünel sistemlerini kapsayan örtüaltı üretim alanı yaklaşık 5 milyon hektarı aşarken, üretim özellikle Akdeniz havzası ve Asya’da yoğunlaşıyor.

Avrupa’nın önemli üretim merkezlerinden biri olan Almería bölgesinde yaklaşık 30.000 hektarlık sera alanı bulunması, Fas’ın ulaştığı ölçeğin uluslararası düzeyde rekabetçi bir seviyeye yaklaştığını gösteriyor.

Kırsal nüfusun azalması iş gücü dengesini bozuyor

Sera üretiminin büyümesine rağmen sektörde en kritik sorunlardan biri iş gücü temininde yaşanıyor. Kırsal nüfusun giderek azalması ve genç iş gücünün şehir merkezlerine yönelmesi, tarım sektöründe kalifiye ve sürekli iş gücü bulmayı zorlaştırıyor.

Tarımın toplam istihdam içindeki payının yaklaşık %30 seviyesinde olduğu Fas’ta, bu dönüşüm üretim süreçlerini doğrudan etkileyen bir unsur olarak öne çıkıyor. Özellikle işçilik yoğun üretim yapısına sahip olan örtüaltı sistemlerde ise daha belirgin bir şekilde hissediliyor. Artan işçilik maliyetleri ve süreklilik sorunu, üretim planlamasını doğrudan etkileyen temel faktörler arasında yer alıyor.

Göçmen iş gücü üretimin sürdürülebilirliğinde belirleyici hale geliyor

Yerel iş gücündeki daralma, üreticileri alternatif kaynaklara yönlendirirken, Fas’ta sera üretimi giderek Batı Afrika’dan gelen göçmen işçilere bağımlı hale geliyor. Tarım sektöründe faaliyet gösteren üretici birlikleri ve işletmeler, göçmen iş gücünün üretimin devamlılığı açısından kritik bir rol üstlendiğini vurguluyor.

Sektör temsilcilerine göre, mevcut üretim kapasitesinin korunabilmesi ve ihracatın sürdürülebilmesi için bu iş gücüne olan ihtiyaç her geçen gün artıyor. Bu gelişme, örtüaltı üretimin yalnızca teknik ve ekonomik değil, aynı zamanda sosyal boyutları olan bir dönüşüm sürecinden geçtiğini gösteriyor.

Türkiye’de örtüaltı üretim daha geniş bir ölçeğe yayılıyor

Türkiye’de örtüaltı üretim, toplam alan büyüklüğü açısından Avrupa’nın en geniş sistemlerinden birini oluşturuyor. Sera ve tünel üretimini kapsayan yapı özellikle Akdeniz hattında yoğunlaşırken, üretim hem iç pazar hem de ihracat odaklı olarak şekilleniyor.

Buna karşılık Fas’ta daha sınırlı bir alan üzerinde gelişen sera üretimi, yüksek katma değerli ürünler ve dış pazara entegrasyon üzerinden büyüyor. Türkiye daha geniş bir üretim hacmine sahipken, Fas daha yoğun ve ihracat odaklı bir modelle öne çıkıyor.

Örtüaltı üretim modeli stratejik bir dönüşüm alanı oluşturuyor

Fas örneği, küresel ölçekte örtüaltı üretimin nasıl bir yönelim içinde olduğunu da ortaya koyuyor. İklim kontrolü, verimlilik artışı ve ihracat avantajlarıyla öne çıkan sera sistemleri, birçok ülkede tarımsal üretimin yeniden yapılandırılmasında temel araçlardan biri haline geliyor.

Ancak bu modelin sürdürülebilirliği, yalnızca üretim teknolojilerine değil, aynı zamanda iş gücü, maliyet yapısı ve sosyal dengelere bağlı olarak şekilleniyor. Bu nedenle örtüaltı üretim, küresel tarımda hem fırsatlar hem de yeni risk alanları barındıran stratejik bir üretim modeli olarak dikkat çekiyor.

Kaynak

Reuters