02.06.25

Dünyanın Gizli Kahramanları Mantarların Yüzlerce Türü, Yok Olma Tehlikesiyle Karşı Karşıya

Uluslararası koruma uzmanları, mantar türlerinin yaklaşık üçte birinin tarım, ormansızlaşma ve kentsel yayılma gibi tehditler nedeniyle yok olma riskiyle karşı karşıya olduğunu tespit etti.

Uluslararası Doğa Koruma Birliği’nin (International Union for Conservation of Nature – IUCN) mantar türlerini içeren kırmızı listesi, 482 yeni türün değerlendirilmesinin ardından 1.300’e ulaştı. Mantarlar alemi, yaklaşık 155.000’i tanımlanmış iki buçuk milyon tür ile, hayvanlardan sonra dünyanın en büyük alemi olarak öne çıkıyor.

Uzun zamandır göz ardı edilen mantarlar için harekete geçme zamanı

IUCN Genel Direktörü Dr. Grethel Aguilar, kırmızı liste güncellemesinin ardından yaptığı açıklamada, “Mantarlar, sağlıklı ekosistemlerin temelini oluşturan, dünyadaki yaşamın isimsiz kahramanlarıdır. Ancak uzun zamandır göz ardı edildiler. Artık bu bilgiyi eyleme dönüştürme, doğanın olmazsa olmazı ve yaşamın sürdürülebilirliğinin temeli olağanüstü mantar krallığını koruma zamanı geldi’’ dedi.

IUCN kırmızı listesinde şu anda 169.420 tür bulunuyor ve bunların 47.187’si yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Son güncelleme, aynı zamanda sığla ağaçlarının giderek daha fazla risk altında olduğunu da ortaya koyuyor.

Mantarlar neden tehdit altında?

Bilim insanları, insan faaliyetlerinin mantar alanlarını ihlal ettiğini, tarımsal ve kentsel alanların hızla büyümesi nedeniyle 279 türün yok olma riski altında olduğunu tespit ettiklerini belirtiyor. Kullanılan gübrelerden ve motor kirliliğinden kaynaklanan azot ve amonyak akışı dolayısıyla da 91 türün tehdit altında olduğunun altı çiziliyor. Avrupa’da ciddi tehdit oluşturduğu belirlenen bu durumun, hassas olarak listelenen ve geleneksel kırsal alanlarda iyi bilinen türlere de zarar verdiği açıklanıyor.

Mantarların yayılımı, zamana ihtiyaç duyuyor

En az 198 mantar türünün ise kereste üretimi için yasa dışı ağaç kesimi, ormansızlaşma ve tarımsal faaliyetler nedeniyle yok olma riski altında olduğu vurgulanıyor. Mantarların zamanla ağlar oluşturabildiği ve rotasyon ormancılığı altında yeniden büyümek için zamanlarının olmadığını belirten uzmanlar, yaşlı ormanların kesilmesinin özellikle yıkıcı olduğunu söylüyor. IUCN, Finlandiya, İsveç ve Rusya’daki yaşlı çam ormanlarının yüzde otuzunun 1975’ten bu yana kesildiğini ve bunun da dev şövalye (Tricholoma colossus) gibi türleri savunmasız hale getirdiğini belirtiyor.

Yok oluşun bir diğer nedeni ise iklim değişikliği

Mantar türlerinin karşı karşıya kaldığı riskin artmasından iklim değişikliğini de sorumlu tutan uzmanlar, değişen sıcaklıklar nedeniyle ortaya çıkan orman yangınlarının, ABD’deki mantar türlerinin de büyük ölçüde yok olmasına sebep olduğunu ve 50’den fazla mantar türünün yok olma riski altında olduğunu açıklıyor. Araştırmalar, tutuşma olasılığını artıran sıcak ve kuru koşullarla karakterize edilen yangın ortamının, iklim değişikliği nedeniyle önemli ölçüde ilgili olduğunu gösteriyor.

Mantarların kaybı dünyadaki yaşamı nasıl etkileyecek?

IUCN Kırmızı Liste Yetkilisi Koordinatörü Profesör Anders Dahlberg, “Mantarlar çoğunlukla yeraltında ve toprağın içinde gizli bir yaşam sürerken kayıpları, onlara bağlı olan yer üstündeki yaşamı etkiliyor. Mantarları kaybettikçe, bitkilerde kuraklık ve patojen direncinden toprakta karbon depolamaya kadar sağladıkları ekosistem hizmetlerini ve esnekliği yoksullaştırıyoruz” şeklinde açıklıyor.

IUCN, çoğu bitkinin besin almak için mantarlarla iş birliği yaptığını ve bu nedenle onlar olmadan bitkilerin var olamayacağını vurguluyor.

Birçoğu yenilebilir olan mantarların, fermantasyon dahil yiyecek ve içecek üretiminde kullanılabildiğinin, ilaçların temelini oluşturduğunun ve kirlenmiş alanların temizlenmesi için biyoremediasyon görevi gördüklerinin altını çiziyor.

Prof Dahlberg, “Daha fazla yaşlı ormanın korunması son derece önemli. Ormancılık uygulamaları mantarları mutlaka dikkate almalı. Örneğin ölü odun ve dağınık ağaçlar bırakılarak proaktif orman yönetimi ile yangın yoğunluğunun yönetilmesine de yardımcı olunabilir’’ diyor.

Diğer endemik türler de tehlike altında

IUCN’nin son güncellemesi, buhur ağaçlarının (Boswellia) neslinin tükenme riskiyle karşı karşıya olduğunu da ortaya koyuyor. Sığla ağaçları, buhur materyali olarak önemli bir kaynak. Yemen’in Sokotra Adası’ndaki altı sığla türü, hassas kategoriden tehlike altında kategorisine geçti ve üç tür, ilk kez kritik tehlike altında olarak değerlendirildi. Daha sık ve yoğun görülen kasırgalar, ani seller ve toprak kaymaları, birçok ağaca zarar vererek köklerinden sökülmelerine yol açtı.

Kırmızı liste değerlendirmesine katkıda bulunan ve Sokotra’daki bu ağaçları koruma projesini yöneten yerel Boswellia uzmanı Mohammed Amer, “Aşırı hava koşullarının adaya etkisi göz önünde bulundurulduğunda, Sokotra’nın sığla ağaçlarının geleceğini güvence altına almak için yerel önlem ve eylemler şart” dedi.

Kaynak: euronews