21.05.24

Buğdayda Hasada Sayılı Günler Kala Fiyat Bekleyişi Sürüyor

Yaklaşan buğday hasadıyla birlikte çiftçi temsilcileri, hasat öncesi fiyat ve prim desteğinin açıklanmasını istiyor. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) buğday alım fiyatının bir an önce belirlenmesini isteyen temsilciler, geçen yıl kiloda 8.25 lira olarak açıklanan fiyatın maliyetler doğrultusunda ve ekonomik koşullar gözetilerek artırılmasını talep ediyor.

Çiftçi temsilcileri, buğdayın kilogramına 15 lira ile 16 lira arasında fiyat talebinde bulunuyorlar. TMO, geçen yıl ekmeklik buğdayın kilosuna 8.25 lira, makarnalık buğdaya 9 lira ve arpa için ise 7 lira fiyat açıklamıştı. Buğdayın kilosuna da 1 lira destek primi vermişti.

Buğdayın kilogram maliyeti 10 lira 87 kuruş

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, çiftçilerin buğday üretimi maliyetlerinin geçen yıla göre yüzde 62 arttığını ve kuru şartlarda üretim yapılan buğdayın ortalama kilogram maliyetinin 10 lira 87 kuruş olarak tespit edildiğini açıklamıştı.

TMO’nun geçen yıl üzerine düşeni yaptığını ve 12 milyon tonun üzerinde hububat alımı gerçekleştirdiğine dikkat çeken Bayraktar, “Haliyle TMO’nun depoları doldu. Son günlerde TMO depolarının doluluğuna ve dünya buğday fiyatlarının düştüğüne yönelik açıklamalar çiftçilerimizi tedirgin ediyor. Bu doğrultuda TMO’nun sorumluluğu geçmiş yıllara nazaran bu yıl daha da arttı. Çiftçilerimiz gereğini yaptı ve stratejik öneme sahip buğdayını üretti. TMO, hasat başlamadan, 10 lira 87 kuruş olan üretim maliyetini dikkate alan buğday alım fiyatını açıklayarak çiftçilerimizi bir an önce rahatlatmalıdır. TMO gerekirse geçen yıl olduğu gibi gelen buğdayın tamamını alacağını açıklamalı. Ayrıca, bu yıl Tarım Kredi Kooperatifleri ve TÜRKŞEKER de buğday alımı yapmalıdır” dedi.

Türkiye’nin en erken buğday hasadının Adana’da mayıs ayının başında başladığını bildiren Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, çiftçilerin bu dönemde fiyat ve prim desteğinin hasat başlamadan önce en az 15 lira taban fiyat ve enflasyon oranında artırılarak açıklanacak bir prim desteği talep ettiklerini açıkladı. Doğan, kıraç bölgelerde buğday ekimi yapan çiftçilere pozitif ayrımcılıkla primlerinin 2 kat fazla verilmesi gerektiğini ifade etti.

Şanlıurfa Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı ve Hilvan Ziraat Odası Başkanı Hikmet İpar ise buğday fiyatının maliyet ve ekonomik koşulların gözetilerek açıklanması gerektiğini aktardı. Buğday fiyatları konusunda beklentilerini de aktaran İpar, makarnalık buğday için 14 lira +2 lira pirim, ekmeklik buğday için 13 lira +2 lira da pirim ve arpa için ise 12 lira +1 lira pirim desteği olarak açıklanmasının çiftçileri nispeten memnun edeceğini aktardı. İpar, bu söz konusu fiyat beklentisinin TMO’nun alım garantisi vermesi koşulu ile geçerli olduğunu dile getirdi.

Buğdayda sirkülasyon önemli

Yaklaşan buğday hasadı öncesi Türkiye ve dünya piyasasını değerlendiren Uluslararası Un Sanayicileri ve Hububatçılar Birliği (IAOM) Avrasya Bölge Başkanı Dr. Eren Günhan Ulusoy, “İç piyasa dinamiği açısından buğdayın piyasada sirküle olması lazım. Serbest piyasa içinde arz olmalı. Böylelikle arz talep de kendi dengesini oluşturabilsin” dedi.

Adana’da erkenci buğday hasadının mayıs ayının ilk günlerinde başladığını, gerçek hasadın ise mayıs ayı ortasında başlayacağını aktaran Ulusoy, bu yıl belirlenecek buğday fiyatının piyasada denge bulması açısından önemli olduğunu vurguladı.

Yüksek bir fiyat artışının piyasa dengelerini zorlayacağını ifade eden Ulusoy, ‘Dolayısıyla bu yıl belirlenecek fiyatta, şunu açıklıkla hepimizin görmesi ve anlaması lazım. Yani geçen yıl 12 milyon ton alan bir kurum bu yıl da 12 milyon ton alamaz. İki sezon üst üste bunun olması mümkün değil. Bir kere fiziki şartların yanı sıra ürünün bir raf ömrü var. İki sezon dayanır ama üçüncü sezona artık bunun elden çıkması lazım. Bir de en önemlisi piyasa dinamiği açısından ürünün piyasada sirküle olması lazım’ dedi.

Rekolte tahmini yapmak zor

 Bu yıl iklimde geçen yılın tam tersi bir senaryonun yaşandığına dikkat çeken Ulusoy, geçen yıl iklimin mart ayına kadar kurak geçtiğini ve çok kötü bir rekolte beklendiğini, ancak daha sonra yağışların gelmesiyle rekor üretimin yaşandığı bir yıl olduğunu hatırlattı. Bu yıl ise mart ayına kadar yağışların çok iyi gittiğini, rekor bir üretim beklerken son dönemde yağışların az olmasıyla kuraklığın etkisini gösterdiğini belirten Ulusoy, “Ben yine de bu konuda çok kötümser değilim. Geçen yıl 22.5 milyon tonluk üretim yapıldı. Bu yıl araştırma kuruluşlarının raporları ve sektör oyuncularıyla yaptığımız konuşmalarda 22,5 milyon tonu baz aldığımızda 1.5 milyon tonluk bir düşüş öngörülebilir. İç Anadolu’da kuraklık ilgili bir problem vardı ama bu hafta içinde yağmurlar yağdı. Şu an gelecek her yağmur kurtarıcı olacak. Diğer yandan, aşırı yağıştan dolayı sel, dolu ve buğday yatması gibi olaylar da yaşanabilir. Dolaysıyla biçerdöver tarlaya girmeden rekoltede son rakam asla belli olmaz” açıklamasını yaptı.

IGC, Rusya’nın ihracatı için 52 milyon ton öngörüyor

Öte yandan bu yıl Rusya’da iç pazarda 90 milyon ton üretim beklendiğini ve bir de Ukrayna’dan geçen yaklaşık 4 ila 5 milyon ton arasında bir üretim potansiyelin olduğunu aktaran Ulusoy, ‘’Rusya her halükarda 90 milyon ton olursa kendi kullanımı 40 civarında ve 50 milyon ton ise ihracata tekabül ediyor. O da yine rekor diyebileceğimiz bir rakam olacak. O yüzden de ilk tahminlerde dünyadaki buğday üretiminin ve tüketiminin birbirine denk olacağı düşünülüyor. En son IGC’nin 18 Nisan’da 2025 yılı için yaptığı açıklamada 798 milyon ton üretim, 803 milyon ton da tüketim tahmin etti. IGC Rusya’nın ihracatı için 52 milyon tonluk bir miktar açıkladı” diye konuştu.

Kaynak: dunya.com