
Hırvatistan’da 400 yıllık zeytinlikleri yeniden üretime kazandıran üreticiler, yüksek kaliteli zeytinyağı, sürdürülebilir tarım ve gastronomiyi bir araya getirerek agroturizmde yeni bir model ortaya koyuyor; bu yaklaşım, Michelin Rehberi tarafından da üst düzey ödülle tescillendi.
Hırvat zeytinyağı üreticileri Nives ve Goran Morović, 400 yıl önce ekilmiş zeytinlikleri restore ederek uluslararası başarıya ulaşan bir zeytinyağı üretimi ve konaklama projesi geliştirdi. Restorasyon çalışmaları ve sürdürülebilir üretim yaklaşımları, polifenol açısından zengin zeytinyağlarıyla taçlandı; tesisleri Villa Nai 3.3 ise üç Michelin Anahtarı ile ödüllendirildi.
Köklü bir zeytinlikten modern agroturizme
Split’te yaşayan Morović çifti, Goran’ın atalarından kalan ve Žman köyünde bulunan beş hektarlık eski zeytinliği 17 yıl önce yeniden canlandırmaya başladı. Mevcut Oblica ve Drobnica gibi yerel çeşitlerin yanı sıra, yüksek polifenollü olmasıyla bilinen Coratina çeşidini sahaya kazandırdılar.
Uzun zamandır bilimsel çalışmaların da gösterdiği gibi polifenol yönünden zengin zeytinyağları, insan sağlığına olan faydalarıyla dikkat çekiyor (örneğin EU Regülasyonu 432/2012’ye göre belirli polifenol düzeyine sahip yağlara sağlıklı özellik iddiası eklenebiliyor).
Organik sızma zeytinyağları, özellikle Coratina’dan elde edilenler, polifenol açısından en zengin sınıfta yer alıyor. Drobnica ve karışım yağları da kalite açısından Coratina ile eşdeğer bulunuyor. Bölgenin toprak ve iklimi, yağlara belirgin dengeli acılık ve meyvemsi tat özellikleri kazandırıyor. Bu yağlar uluslararası yarışmalarda birçok ödüle layık görüldü.
Morovićlerin Coratina yağlarındaki polifenol düzeyi, Hırvatistan’da şimdiye kadar ölçülmüş en yüksek değerlerden biri oldu. Altı yıl önce gerçekleştirilen laboratuvar analizleri, Morovićlerin Coratina yağlarının, Hırvatistan’da kaydedilen en yüksek seviye olan litre başına 1.648 miligram kadar polifenol içerdiğini gösterdi.
Organik üretim ve kalite odaklı işletme
Yağ, zeytinlerin elle hasat edilip aynı gün soğuk sıkım yöntemiyle işlenmesiyle elde ediliyor. Hasat öncesi her meyve tek tek kontrol edilip kalite standartlarının altındaki ürünler ayrıştırılıyor. Çift, bu hassas üretim disiplininin, uluslararası yarışmalarda birçok ödül kazanmalarını sağlayan yöntem olduğunu belirtiyor.
Dünya çapında en saygın kalite değerlendirme etkinliklerinden biri olan NYIOOC World Olive Oil Competition’da Coratina yağları birçok kez Altın Ödül’e layık görüldü.
Agroturizm ve Michelin ile gelen tanınırlık
Bölgenin iklimi ve toprağı, yerel yağlara karakteristik tat profili kazandırıyor; ada üzerinde nadiren görülen kar yağışının bile zararlı böcekleri azalttığına inanılıyor. Çift, bu nadir kar yağışını eski Dalmaçya dilinde “Nai” olarak adlandırılan kelime ile ilişkilendirerek markalarına Nai 3.3 ismini verdi.
Aynı adla tesis edilen Villa Nai 3.3, başlangıçta bir zeytin yağı değirmeni olarak planlanmışken, ünlü Hırvat mimar Nikola Bašić’in tasarımıyla zeytinliklerin tepesine entegre, lüks bir villa haline dönüştü. İnşaatta yerel taş kullanılarak sürdürülebilirlik vurgulandı ve dünyanın önde gelen otelleri standartlarında mimari bir yapı ortaya kondu.
Morović çiftinin zeytinlik alanı üzerine kurduğu Villa Nai 3.3, özgün bir mimari yaklaşımla araziye entegre edilen tesis, konforlu konaklama alanları, iki restoran, spa ve wellness bölümleriyle agroturizmin örnek projelerinden biri haline geldi.
Villa, 8 oda kapasitesiyle yüksek standartlı hizmet sunuyor; ziyaretçiler doğayla iç içe bir deneyim yaşarken, üretim süreçlerini yerinde görme ve hasatlara katılma fırsatı da bulabiliyorlar. Tesisin gastronomik bölümünde ise bölgesel ürünler ve ada çevresinden gelen deniz ürünleri ön plana çıkıyor.
2025 sonbaharında Paris’te düzenlenen Michelin otel değerlendirmesinde üç Michelin Anahtarı ödülünü alan Villa Nai 3.3, bu alanda alınan en yüksek uluslararası tanınırlık olarak kabul edildi.
Tarım, turizm ve sürdürülebilirlik bileşimi
Morovićler, adanın jeoklimatik özelliklerinin zeytin yetiştiriciliği için çok elverişli olduğunu, izole mikroklimanın gözlemlenebilir kalite farklılıkları yarattığını söylüyor.
Proje, geleneksel tarım kültürünü günümüz turizm ve gastronomi trendleriyle birleştirerek agroturizm uygulamalarına yeni bir perspektif kazandırıyor. Çift, uzun vadede kalıcı bir kırsal yaşam ve üretim modeli kurmayı hedefleyerek Split’ten Žman’a yerleşmeyi planlıyor.

