
Alanya’da 2 bin dekara yaklaşan, Gazipaşa’da ise 300 dekarı aşan mango üretim alanı, Antalya toplamını yaklaşık 2 bin 300 dekara taşıdı. Dünya mango ticareti büyürken Türkiye’de üretimin geleceğini uygun mikroklima, doğru çeşit, standart kalite ve pazar planlaması belirleyecek.
Türkiye’de uzun yıllar ithal bir meyve olarak bilinen mango, Antalya’nın Alanya ve Gazipaşa ilçelerinde ticari üretime geçti.
Alanya Ziraat Odasının 2025 yılında açıkladığı verilere göre ilçedeki mango üretim alanı 2 bin dekara yaklaştı. Gazipaşa Kaymakamlığı ise ilçedeki üretim alanının 300 dekarı aştığını bildirdi. Böylece yalnız bu iki ilçede yaklaşık 2 bin 300 dekarlık mango üretim alanı oluştu.
Bu rakam Antalya’nın resmî il toplamı değil; Alanya ve Gazipaşa için farklı kurumlar tarafından açıklanan güncel alanların toplamına dayanıyor. Türkiye genelinde mango üretim alanı ve üretim miktarı düzenli bir istatistik serisiyle izlenmediği için ulusal toplam bilinmiyor.
Alanya’da üretim alanı üç yılda yaklaşık yedi katına çıktı
Alanya’da mango üretim alanı 2022 yılında 290 dekardı. İlçedeki alanın 2025’te 2 bin dekara yaklaşması, yaklaşık üç yılda yedi kata yakın büyümeye işaret ediyor.
Mango, Alanya’da açık alanın yanı sıra örtü altında da yetiştiriliyor. İlçede muz ve avokadonun ardından ekonomik değer kazanan tropikal ürünlerden biri olarak görülüyor.
Gazipaşa’da ise 2019 yılında yaklaşık 15–20 dekar örtü altında, 50–60 dekar açık alanda mango yetiştiriliyordu. Yaklaşık 65–80 dekar olan toplam üretim alanı 2025’te 300 dekarın üzerine çıktı. Böylece Gazipaşa’daki alan altı yılda yaklaşık dört katına çıktı.
İlçede ticari mango yetiştiriciliği yapan üretici sayısı yaklaşık 10. Bu rakamlar mangonun deneme üretiminden ticari bahçelere geçtiğini gösterse de üretim hâlâ sınırlı sayıda işletmede yoğunlaşıyor.
Altı tropikal tür Gazipaşa’da denendi
Türkiye’de mango üretiminin gelişmesinde adaptasyon çalışmaları da etkili oldu.
Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinasyonunda, Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü ve Akdeniz Üniversitesi iş birliğiyle 2012–2016 yılları arasında “Değişik Tropik Meyve Türlerinin Antalya Koşullarına Adaptasyonu” projesi yürütüldü.
Proje kapsamında mango, passiflora, longan, guava, liçi ve pitayadan oluşan altı türe ait 11 çeşit incelendi. Gazipaşa’nın Macar ve Yakacık mahallelerinde 4,5 dekarlık deneme bahçesi kuruldu. Çalışma sonucunda altı türün de bölge koşullarında ekonomik olarak yetiştirilebileceği belirlendi.
Bu çalışmaların ardından 2018’de bir passiflora ve iki pitaya; 2020’de ise bir mango, iki liçi ve bir longan çeşidi tescil edildi. Ticari mango bahçelerindeki ilk hasatların 2022 yılında başladığı Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından açıklandı.
Mango için neden ayrı bir dünya üretim toplamı yok?
FAO, küresel üretim istatistiklerinde mango, mangosten ve guavayı aynı ürün grubu altında izliyor. Uluslararası ticarette de bu üç meyve aynı gümrük kodunda yer alıyor.
Bu nedenle yalnız mangoya ait, ülkeler arasında karşılaştırılabilir ve düzenli bir dünya üretim toplamı bulunmuyor. İnternette “dünya mango üretimi” adıyla yayımlanan birçok sıralama da gerçekte bu üç ürünün toplamına dayanıyor.
OECD–FAO verilerine göre mango, mangosten ve guava grubunun dünya ihracatı 2025 yılında yüzde 7 artarak yaklaşık 2,7 milyon tona ulaştı. Bu ticaretin yaklaşık yüzde 85’ini mango oluşturdu.
Bu oran üzerinden yapılan hesaplama, dünya mango ihracatının 2025’te yaklaşık 2,3 milyon ton düzeyinde olduğunu gösteriyor. Bu rakam doğrudan açıklanan bir mango toplamı değil; OECD–FAO’nun grup ihracatı ve mango payı kullanılarak hesaplanan yaklaşık miktar.
Hindistan’da 28 milyon ton mango üretildi
Ülkelerin kendi tarım istatistiklerinde mangoya ait ayrı verilere ulaşılabiliyor.
CRISIL tarafından açıklanan ve Reuters tarafından aktarılan verilere göre Hindistan’ın mango üretimi 2024–2025 döneminde yaklaşık 28 milyon tona ulaştı. Hindistan bu miktarla dünyanın en büyük mango üreticisi konumunda.
Üretimin büyük bölümü ülkenin iç pazarında tüketiliyor. Hindistan’ın 2025 yılındaki taze mango ihracatının değeri yaklaşık 56 milyon dolar, mango püresi ihracatının değeri ise yaklaşık 80 milyon dolar olarak bildirildi.
OECD–FAO, Hindistan’ın yalnız mangoya ait üretiminin 2035 yılında 39 milyon tona ulaşmasını bekliyor. Ancak bu büyümenin ağırlıklı olarak ülke içindeki tüketim artışından kaynaklanacağı öngörülüyor.
Avrupa 447 bin ton mango ithal etti
Avrupa, Türkiye’ye en yakın büyük mango pazarlarından biri.
CBI tarafından FRUITROP ve Eurostat verileri kullanılarak hazırlanan araştırmaya göre Avrupa, 2024 yılında yaklaşık 447 bin ton mango ithal etti. İthalat, Peru’da El Niño nedeniyle yaşanan üretim kaybının etkisiyle bir önceki yıla göre yüzde 7 geriledi.
Avrupa’ya gelen mangoların yüzde 64’ü Latin Amerika, yüzde 19’u Afrika, yüzde 5’i Karayipler ve yüzde 4’ü Asya ülkelerinden sağlandı.
Türkiye’nin Avrupa’ya yakınlığı taşıma süresini kısaltabilir. Ancak bu avantajın ticarete dönüşmesi için yeterli miktarda, standart kalitede ve düzenli ürün sunulması gerekiyor.
Meyve iriliği, renk, olgunluk düzeyi, raf ömrü, kalıntı limitleri ve sertifikasyon pazarın temel ölçütleri arasında. Küçük ve dağınık üretim, ihracat için gereken miktarın ve kalite birliğinin sağlanmasını zorlaştırabilir.
Her sıcak bölge mango üretimine uygun değil
Mango tropikal kökenli olmasına rağmen uygun subtropikal bölgelerde de yetiştirilebiliyor. Ancak yaz aylarının sıcak geçmesi tek başına yeterli değil.
Florida Üniversitesi IFAS verilerine göre genç mango ağaçları, çiçekler ve yeni oluşan meyveler düşük sıcaklıklara karşı hassas. Çiçekler ve küçük meyveler, sıcaklığın birkaç saat boyunca yaklaşık 4,4 °C’nin altına düşmesiyle zarar görebiliyor.
Bahçenin rakımı, denize uzaklığı, yönü, rüzgâra açıklığı ve soğuk havanın biriktiği noktalar üretimin sonucunu değiştirebiliyor. Bu nedenle bahçe kurulmadan önce arazinin uzun yıllara ait en düşük sıcaklıkları ve mikroklima özellikleri incelenmeli.
Mangoda bol çiçeklenme de yüksek verimi garanti etmiyor. Birçok çeşitte salkım başına olgunluğa ulaşan meyve sayısı ortalama birin altında kalabiliyor. Düşük sıcaklık, yağış, yüksek nem ve kuvvetli rüzgâr meyve tutumunu azaltabiliyor.
Çeşit seçimi pazara göre yapılmalı
Gazipaşa’da Maya, Naomi, Tommy Atkins, Osteen, Keitt ve Irwin gibi farklı mango çeşitleri yetiştiriliyor. Çeşitlerin farklı dönemlerde olgunlaşması, hasadın temmuz ayından sonbahara kadar yayılmasını sağlıyor.
Çeşit seçimi yalnız hasat tarihini değil; meyve iriliğini, kabuk rengini, lif oranını, tadı, raf ömrünü ve taşımaya dayanıklılığı da belirliyor.
İç pazarda talep gören bir çeşit uzun mesafeli taşımaya uygun olmayabilir. İhracat pazarının istediği bir çeşit ise her bölgede aynı verim ve kaliteyi vermeyebilir. Bahçe kurulmadan önce hedef pazar ve satış dönemi belirlenmeli.
İlk ürün için üç ila beş yıl gerekiyor
Aşılı mango fidanları uygun koşullarda dikimden üç ila beş yıl sonra ürün vermeye başlayabiliyor. Tohumdan yetiştirilen ağaçlarda bu süre daha uzun.
Mango farklı topraklarda gelişebilse de derin, iyi drene olan ve organik maddece zengin topraklarda daha iyi sonuç veriyor. Uygun toprak pH’sı genel olarak 5,5–7,5 aralığında belirtiliyor. Kök bölgesinde su birikmesi ise gelişimi ve kök sağlığını olumsuz etkiliyor.
Fidanın kaynağı, dikim sıklığı, sulama sistemi, don riski, terbiye ve budama uygulamaları bahçenin verimini ve hasat maliyetini etkiliyor.
Mangoda kalite hasattan sonra da korunmalı
Mangonun pazarlanabilir kalitesi, hasat olgunluğu ve hasat sonrası sıcaklık yönetimiyle doğrudan ilişkili.
Erken toplanan meyveler yeterli tat ve aromaya ulaşamayabilir. Fazla olgun hasat edilenlerde ise taşıma ve raf ömrü kısalabilir. Aynı ağaçtaki meyveler farklı zamanlarda olgunlaşabildiği için seçici hasat gerekebilir.
FAO’ya göre yeşil olum dönemindeki mango yaklaşık 13 °C’de iki haftaya kadar saklanabiliyor. Daha düşük sıcaklıklar çeşide bağlı olarak soğuk zararına ve meyvenin normal olgunlaşamamasına neden olabiliyor. Tropikal ortam sıcaklıklarında ise mango dört ila yedi günde olgunlaşıyor.
Hasat olgunluğu, çeşit, depolama sıcaklığı ve satış süresi birlikte planlanmadığında üretimde sağlanan kalite pazara ulaşmadan kaybedilebilir.
Yüksek fiyat tek başına yatırım gerekçesi değil
Antalya’da mango üretim alanının yaklaşık 2 bin 300 dekara ulaşması, ürüne olan ilginin arttığını gösteriyor. Yerli mangonun ithal ürüne göre daha kısa sürede pazara ulaşması ve farklı çeşitlerle hasadın yayılması önemli avantajlar sağlayabilir.
Ancak perakende satış fiyatı doğrudan üretici kazancı olarak değerlendirilemez. Bahçenin ürün vermeye başlaması için gereken süre; fidan, sulama, don koruması, örtü altı, hasat, sınıflandırma, ambalajlama ve pazarlama maliyetleriyle birlikte hesaplanmalı.
Üretim alanı pazardan daha hızlı büyüdüğünde fiyat baskısı oluşabilir. İhracat için ise yeterli miktar, standart kalite, sertifikasyon ve düzenli tedarik gerekiyor.
Türkiye’de mango üretiminin geleceğini yalnız dikilen ağaç sayısı değil; doğru mikroklima, pazara uygun çeşit, hasat sonrası kalite ve üretimden önce kurulmuş satış kanalı belirleyecek.
Kaynaklar
- OECD–FAO Agricultural Outlook 2026–2035
- T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı
- Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü
- Anadolu Ajansı – Alanya’da Mango Üretimi
- DHA – Alanya Mango Üretim Alanı
- Gazipaşa Mango Üretimi – T.C. İletişim Başkanlığı
- CBI – Avrupa Mango Pazarı
- University of Florida IFAS Extension
- FAO – Mango Hasat Sonrası Yönetimi
- Reuters – Hindistan Mango Üretimi

