09.02.26

AB–Mercosur Anlaşmasında Sofralık Zeytin Krizi: Avrupalı Üreticiler Tarifeye Tepkili

İspanya, İtalya ve Yunanistan’daki sofralık zeytin üretici birlikleri, AB–Mercosur Ticaret Anlaşması kapsamında belirlenen gümrük vergisi düzenlemelerine itiraz etti. Üreticiler, anlaşmanın karşılıklılık ilkesini zedelediğini savunuyor.

Avrupa Birliği ile Mercosur ülkeleri (Arjantin, Brezilya, Paraguay ve Uruguay) arasında uzun yıllardır müzakere edilen ticaret anlaşması, sofralık zeytin sektöründe yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi. Avrupa’daki sektör temsilcileri, mevcut tarife yapısının AB üreticileri aleyhine bir rekabet ortamı oluşturabileceği uyarısında bulundu.

Asimetrik tarife eleştirisi

Sektör temsilcilerine göre anlaşma kapsamında Mercosur ülkelerinden AB’ye yapılacak sofralık zeytin ihracatında uygulanan yaklaşık %12–13 seviyesindeki gümrük vergisinin kademeli olarak kaldırılması öngörülüyor.

Buna karşılık, AB’den Mercosur ülkelerine yapılan sofralık zeytin ihracatında uygulanan yaklaşık %12,6 oranındaki verginin kaldırılmasına yönelik bir düzenleme bulunmuyor.

İspanya’daki Asemesa, İtalya’daki Assom ve Yunanistan’daki Pemete gibi sektör kuruluşları, bu durumun “karşılıklılık ilkesine aykırı” olduğunu ve Avrupa üreticilerinin rekabet gücünü zayıflatabileceğini savunuyor.

Akdeniz üreticileri endişeli

Avrupa sofralık zeytin üretiminin büyük kısmını İspanya, Yunanistan ve İtalya karşılıyor. Özellikle Yunan üreticiler, ABD pazarında son yıllarda karşılaşılan ticaret engelleri nedeniyle alternatif ihracat pazarlarına ihtiyaç duyduklarını belirtiyor. Mercosur pazarının bu açıdan potansiyel taşıdığı ancak mevcut tarife yapısının bu fırsatı sınırladığı ifade ediliyor.

Sektör temsilcileri, AB iç pazarına gümrüksüz giriş hakkı elde edecek Mercosur ürünlerinin fiyat baskısı oluşturabileceğine dikkat çekiyor.

Anlaşma süreci devam ediyor

25 yılı aşkın süredir müzakere edilen AB–Mercosur Ortaklık Anlaşması henüz tam olarak yürürlüğe girmiş değil. Anlaşmanın Avrupa Parlamentosu ve üye ülkeler tarafından onaylanması gerekiyor. Tarım sektörü başta olmak üzere bazı kesimlerin itirazları sürecin siyasi boyutunu da güçlendiriyor.

Anlaşma genel çerçevede iki blok arasında ticaret hacmini artırmayı ve birçok üründe gümrük vergilerini kaldırmayı hedefliyor. Ancak sofralık zeytin gibi hassas tarım ürünlerinde tarife dengesi tartışma konusu olmaya devam ediyor.

Sektörün talebi: Revizyon ve denge

Avrupalı üretici birlikleri, Avrupa Komisyonu’ndan sofralık zeytin özelinde tarife düzenlemelerinin yeniden değerlendirilmesini talep ediyor. Sektör, ticaret serbestisinin desteklenmesine karşı olmadıklarını ancak bunun “eşit rekabet koşulları” çerçevesinde sağlanması gerektiğini vurguluyor.

Önümüzdeki dönemde anlaşmanın nihai şekli ve olası revizyonlar, Akdeniz zeytin sektörünün ihracat stratejileri açısından belirleyici olacak.

Türkiye açısından ne anlama geliyor?

AB–Mercosur anlaşmasında sofralık zeytine yönelik tarife indirimi yürürlüğe girerse, Avrupa Birliği pazarında yeni bir rekabet dengesi oluşabilir. Bu durum Türkiye açısından iki yönlü okunabilir.

Türkiye, AB’ye önemli miktarda sofralık zeytin ihracatı yapan ülkeler arasında yer alıyor. Mercosur ülkelerinin gümrük avantajı elde etmesi, özellikle fiyat hassasiyeti yüksek segmentlerde rekabeti artırabilir. Arjantin’in zaten küresel pazarda güçlü bir oyuncu olduğu dikkate alındığında, AB iç pazarında oluşacak yeni fiyat dengesi Türk ihracatçılar için baskı unsuru oluşturabilir.

Diğer yandan, AB içindeki üretici örgütlerinin itirazları ve olası revizyon süreci, Türkiye için kısa vadede mevcut pazar konumunun korunması anlamına da gelebilir. Sürecin uzaması, ticaret dengelerinin ani şekilde değişmesini engelleyebilir.

Uzmanlara göre Türkiye’nin bu süreçte;

  • Katma değerli ürün ihracatına ağırlık vermesi,
  • Marka ve ambalajlı ürün payını artırması,
  • AB dışı alternatif pazarlarda derinleşmesi stratejik önem taşıyor.