16.09.26

Tam Kapalı Dikey Çiftlikler Tarlanın Yerini Alamayacak

Bir dönem kentlerin gıda ihtiyacını karşılayacak üretim modeli olarak sunulan tam kapalı dikey çiftliklerin yaygınlaşmasını yüksek yatırım ve enerji maliyetleri sınırlıyor. Bilimsel çalışmalar tahıl gibi düşük fiyatlı ürünlerde ekonomik sınırı ortaya koyarken ticari üretim kısa sürede yetişen yüksek değerli ürünlerde yoğunlaşıyor.

Kentlerin ortasındaki depolarda, bitkilerin üst üste yerleştirilen katlarda ve yıl boyunca yetiştirilmesi, 2010’lu yıllarda tarım teknolojilerinin en çok yatırım çeken alanlarından biri oldu.

Toprağa ihtiyaç duymayan, hava koşullarından etkilenmeyen ve pazara yakın üretim vadeden tam kapalı dikey çiftlikler; tarım arazilerinin daraldığı, su kaynaklarının azaldığı ve kent nüfusunun büyüdüğü bir dönemin çözüm modellerinden biri olarak sunuldu.

Aradan geçen yıllar, sistemin teknik olarak çalışabildiğini gösterdi. Aynı dönemde enerji gideri, başlangıç yatırımı, ürün seçimi ve satış fiyatı ticari büyümenin sınırlarını belirledi.

Bu haberde incelenen sistem; güneş ışığına dayanmayan, LED lambalarla aydınlatılan ve bütün iklim koşulları tesis içinde oluşturulan tam kapalı dikey çiftlikler. Seralar, çatı çiftlikleri ve güneş ışığından yararlanan çok katlı üretim sistemleri bu kapsamda yer almıyor.

Üretim ortamı tesisin içinde kuruluyor

Tam kapalı dikey çiftliklerde bitkiler, üst üste yerleştirilen üretim katlarında ve çoğunlukla hidroponik sistemlerle yetiştiriliyor. Bitkinin ihtiyaç duyduğu su ve besin elementleri kök bölgesine kontrollü biçimde veriliyor.

Güneş ışığının görevini LED lambalar üstleniyor. Sıcaklık, nem, karbondioksit, hava hareketi, ışığın şiddeti ve aydınlatma süresi bilgisayarlarla yönetiliyor. Kapalı devre sistemlerde bitkinin kullanmadığı su ve besin çözeltisi toplanarak yeniden üretime verilebiliyor.

Üretim katlarının üst üste yerleştirilmesi, birim taban alanından alınan ürün miktarını artırıyor. Hava koşullarının tesise taşınmaması ise yıl boyunca planlı üretim yapılmasını sağlıyor.

Bu denetimin sürdürülebilmesi için aydınlatma, soğutma, ısıtma, nem alma, hava dolaşımı, sulama ve otomasyon sistemlerinin kesintisiz çalışması gerekiyor.

Medyan enerji kullanımı seraların yaklaşık üç katı

Tam kapalı üretimin temel maliyetini, güneş ışığının elektrikle karşılanması oluşturuyor. Lambaların ürettiği ısı soğutma ihtiyacını artırırken bitkilerin terlemesiyle havaya karışan suyun nem alma sistemleriyle uzaklaştırılması gerekiyor.

2025 yılında npj Sustainable Agriculture dergisinde yayımlanan araştırmada, 40 ülke ve Antarktika’daki 116 çalışmadan elde edilen veriler incelendi. Araştırma 23 ürün türünü ve 486 üretim denemesini kapsadı.

Kenevir dışındaki kapalı bitki fabrikalarında medyan enerji kullanımı kilogram ürün başına 78 megajul, seralarda ise 27 megajul olarak hesaplandı.

Bu değerler, aynı ürünün eşit koşullardaki doğrudan karşılaştırmasına dayanmıyor; farklı ürün ve tesislerden elde edilen sonuçların medyanını gösteriyor. Araştırmada enerji kullanımının ürün türüne, tesisin bulunduğu bölgeye, aydınlatma süresine, ekipmanın verimliliğine ve iklimlendirme ihtiyacına göre büyük ölçüde değiştiği belirlendi.

Bazı tesislerde yapay aydınlatmanın toplam enerji kullanımındaki payı yüzde 95’e kadar çıkabiliyor.

Kurulum maliyeti metrekarede 4 bin 300 dolara çıkabiliyor

USDA Ekonomik Araştırma Servisinin 2024 tarihli raporunda aktarılan ABD tahminlerine göre tam kapalı bir dikey çiftliğin başlangıç maliyeti metrekare başına yaklaşık 1.600–4.300 dolar arasında değişiyor.

Seralarda aynı değer yaklaşık 540–1.600 dolar aralığında bulunuyor. Tahminler, tesisin ölçeğine ve kullanılan teknolojiye göre değişiklik gösteriyor.

Çok katlı üretim rafları, LED aydınlatma, iklimlendirme, nem alma, su arıtma, otomasyon, sensörler ve kesintisiz enerji altyapısı başlangıç yatırımını büyütüyor. Üretim başladıktan sonra elektrik, teknik bakım, yetişmiş personel ve ekipman yenileme giderleri işletme maliyetine ekleniyor.

Otomasyon işçilik ihtiyacının bir bölümünü azaltabiliyor. Buna karşılık sistemin kurulması ve işletilmesi; bitki yetiştirme, mühendislik, yazılım, enerji yönetimi ve veri takibi alanlarında uzman personel gerektiriyor.

Buğdayda enerji gideri ürün değerinin 100 katına çıkabiliyor

Buğdayın tam kapalı dikey çiftliklerdeki üretim potansiyeli bilimsel araştırmalara konu oldu. PNAS’ta 2020 yılında yayımlanan çalışmada, kontrollü koşullarda elde edilen ölçüm verileri bir bitki gelişim modeliyle birleştirilerek çok katlı bir tesiste ulaşılabilecek verim hesaplandı.

Sonuçlar, ideal koşullarda birim taban alanından yüksek miktarda buğday alınabileceğini gösterdi. Çalışma, tam ölçekli bir ticari dikey buğday çiftliğinin üretim sonuçlarına dayanmıyor. Araştırmacılar, ölçüm verilerinden hareketle kurulması öngörülen çok katlı bir tesisin verim potansiyelini modelledi.

Ekonomik sınırı enerji ihtiyacı oluşturuyor. USDA’nın 2024 tarihli raporunda aktarılan bir hesaplamaya göre, belirli elektrik ve buğday fiyatları altında bir birim buğday üretmek için gereken enerjinin maliyeti, ürünün piyasa değerinin 100 katına ulaşabiliyor.

Bu hesaba tesis yatırımı ve diğer işletme giderleri dâhil edilmedi. Rakam, ticari bir işletmede ölçülen gideri değil, belirli fiyat varsayımlarıyla oluşturulan enerji senaryosunu gösteriyor.

Buğday kapalı ve kontrollü koşullarda yetiştirilebiliyor; mevcut enerji maliyetleri ticari üretimin tarla üretimiyle rekabet etmesini engelliyor. Bu nedenle tam kapalı dikey çiftliklerin tahıl ve diğer düşük fiyatlı tarla ürünlerinde yaygınlaşması beklenmiyor.

Büyük yatırımlar ticari sınava takıldı

Tam kapalı dikey tarım şirketleri son yıllarda teknoloji ve finans çevrelerinden yüksek miktarda yatırım aldı. Bu kaynak, büyük üretim tesisleri kurulması ve sistemlerin otomasyonla büyütülmesi için kullanıldı.

ABD merkezli Bowery Farming, 700 milyon doların üzerinde yatırım aldıktan sonra 2024 yılında faaliyetlerini durdurdu. Yapraklı sebze üretimine odaklanan şirketin borç yükü ve ürünlerin yüksek satış fiyatı ticari yapıyı zorlayan başlıklar arasında gösterildi.

Plenty, ek finansman bulmakta zorlanmasının ardından Mart 2025’te iflas korumasına başvurdu. Şirket, yeniden yapılanma sürecinden Mayıs 2025’te çıktı ve faaliyetlerini yüksek fiyatlı çilek üretimine yöneltti.

80 Acres Farms ise planlanan satış işleminin sonuçsuz kalmasının ardından Ağustos 2026’da ABD’deki faaliyetlerini kapatma kararı aldı.

Şirketlerin yaşadığı mali sorunlar yalnız enerji giderinden kaynaklanmadı. Borç yükü, hızlı büyüme, yeni finansmana erişim, tesis ölçeği ve tüketicinin ürüne ödemeye hazır olduğu fiyat da sonuç üzerinde etkili oldu.

Kısa sürede yetişen yüksek değerli ürünler öne çıkıyor

Tam kapalı dikey çiftliklerde ürün seçimi, tesisin ekonomik sonucunu doğrudan belirliyor.

Marul, fesleğen, diğer aromatik bitkiler ve mikro filizler az yer kaplıyor, kısa sürede hasada geliyor ve yıl içinde çok sayıda üretim dönemine izin veriyor. Birim ağırlık başına daha yüksek fiyatla satılabilmeleri, enerji ve işletme giderlerinin karşılanmasını kolaylaştırıyor.

Meyve veren bitkiler daha uzun üretim süresi ve daha yüksek ışık ihtiyacı nedeniyle farklı bir maliyet yapısına sahip. Plenty’nin yeniden yapılanmanın ardından premium çileğe yönelmesi, sektörün daha yüksek satış değeri taşıyan ürünlere doğru daraldığını gösteriyor.

Fide üretimi, hastalıktan ari çoğaltım materyali, araştırma çalışmaları ve özel amaçlı bitkiler de sistemin kullanım alanları arasında bulunuyor.

Ürünün tesiste yetiştirilebilmesi yatırım kararı için yeterli görülmüyor. Hasat süresi, metrekare başına üretim, elektrik gideri, işçilik, satış fiyatı ve yıl boyunca devam edecek talebin birlikte hesaplanması gerekiyor.

Karbon ayak izini elektriğin kaynağı belirliyor

Tam kapalı dikey çiftliklerin su ve arazi kullanımında sağladığı avantajlar üretim sistemine göre değişiyor.

Kapalı devre sulama, suyun ve besin çözeltisinin yeniden kullanılmasını sağlayarak kayıpları azaltabiliyor. Kontrollü ortam zararlı ve hastalıklarla karşılaşma ihtimalini düşürüyor. Üretimin tüketim merkezlerine yaklaşması taşıma süresini ve hasat sonrası kayıpları azaltabiliyor.

Yapay aydınlatma, soğutma ve nem alma sistemlerinin enerji ihtiyacı ise çevresel sonucun belirleyici unsurları arasında. Fosil yakıtların ağırlıkta olduğu bir elektrik şebekesine bağlı tesisin karbon ayak izi büyürken düşük karbonlu kaynaklardan sağlanan elektrik bu etkiyi azaltabiliyor.

2025 tarihli araştırma, tesis içindeki enerji kullanımını kontrollü ortamda üretimin iklim etkisini belirleyen başlıca unsurlardan biri olarak gösteriyor. Bu nedenle daha az su kullanılması veya ürünün kente yakın yetiştirilmesi, tek başına düşük karbonlu üretim anlamına gelmiyor.

İstanbul’daki merkezde iki yılda 6 tondan fazla ürün üretildi

Türkiye’de tam kapalı dikey tarımın en bilinen kamu uygulaması İstanbul’da bulunuyor.

İstanbul Kapalı Dikey Tarım Uygulama Merkezi, 2022 yılında Kağıthane’de yaklaşık 700 metrekarelik alanda ve yerin 30 metre altında kuruldu. Kültür merkezinin eksi sekizinci katında faaliyet gösteren tesiste hidroponik üretim ve yapay aydınlatma kullanılıyor.

Tarım Orman Ekranı’nın aktardığına göre merkezde ilk iki yılda 6 tondan fazla ürün elde edildi. İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, tesiste yaprağı tüketilen ürünler, tıbbi ve aromatik bitkiler ile fide üretimi üzerine çalışmalar yürütüyor.

Merkezin proje koordinatörü, Nisan 2026’da Anadolu Ajansına yaptığı açıklamada yaklaşık 120 bitki çeşidi üzerinde araştırma gerçekleştirildiğini ve yıl boyunca üretim amacıyla çilek denemelerine başlandığını belirtti.

Aynı açıklamaya göre İstanbul’da üç veya dört ticari dikey tarım tesisi bulunuyor. Bu sayı, proje koordinatörünün verdiği bilgiye dayanıyor; Türkiye genelini kapsayan resmî bir işletme envanteri yayımlanmıyor.

Türkiye’de tam kapalı dikey çiftliklerin toplam alanını, üretim miktarını, enerji kullanımını ve ticari sonuçlarını gösteren düzenli bir istatistik serisi de bulunmuyor.

Türkiye için karşılaştırma modern seralarla yapılmalı

Tam kapalı dikey çiftlikler arazi kullanımını azaltabiliyor, hava koşullarından bağımsız üretim sağlıyor ve belirli ürünlerde pazara yakınlık avantajı yaratıyor. Aynı tesislerin güneş ışığını elektrikle karşılaması ise üretim maliyetini yükseltiyor.

Türkiye gibi güneşlenme süresi yüksek ve modern sera üretiminde deneyim sahibi ülkelerde, yatırım hesabının yalnız açık tarla üzerinden yapılması yeterli değil. Tam kapalı tesislerin, doğal ışıktan yararlanan modern seralarla üretim maliyeti, enerji kullanımı, kalite ve hasat süresi bakımından karşılaştırılması gerekiyor.

Ucuz ve düşük karbonlu enerjiye erişim, kısa sürede yetişen yüksek değerli ürün, düzenli alım yapacak müşteri ve kesintisiz çalışan teknik altyapı bulunmadığında tam kapalı dikey çiftliğin ekonomik riski büyüyor.

Tam kapalı dikey çiftlikler yapraklı sebzeler, aromatik bitkiler, fide, araştırma ve özel üretim alanlarında kullanılmaya devam edecek. Tahıl ve diğer kitlesel gıda ürünlerinin ana kaynağı ise tarla ve güneş ışığından yararlanan seralar olacak.

Kaynaklar

USDA Economic Research Service

npj Sustainable Agriculture

PNAS

Axios

Plenty

San Antonio Express-News

T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı

Anadolu Ajansı