05.04.24

2024 Küresel Riskler Raporu Yayımlandı

Dünya Ekonomik Forumu tarafından 19. kez hazırlanan Küresel Riskler Raporu yayımlandı. Küresel Risk Algı Anketi’nin analiz edilmesiyle oluşturulan raporda 1490 uzman yer aldı. Uzmanların yalnızca yüzde 16’sı önümüzdeki yıl için durağan ya da sakin bir görünüm bekliyor.

Dünya Ekonomik Forumu, bu yıl 19. kez yayımladığı Küresel Riskler Raporu’nun 2024 sayısını, Küresel Risk Algı Anketi’nde yer alan 1.490 uzmandan aldığı yanıtların ışığında oluşturdu. Anket sonuçlarına göre, katılımcıların yüzde 54’ü dengesizlik ve küresel felaketler öngörüyor. Katılımcıların yüzde 27’si daha büyük kargaşalar beklerken yüzde 3’ü felaketlerin yakın vadede hayatımızı doğrudan etkileyeceğini tahmin ediyor. Uzmanların yalnızca yüzde 16’sı önümüzdeki iki yıl için durağan ya da sakin bir görünüm beklentisi içinde.

2024 riskleri içerisinde, aşırı hava olayları ilk sırada

Analizlere göre çıkan sonuçlarda, hem kısa hem de uzun vadede öngörülen risklerin önemli bir bölümünü çevresel riskler oluşturuyor. Aşırı hava olayları riski 2024 yılı içinde kriz yaratacak en muhtemel risklerin başında geliyor. Diğer yandan uzmanlar biyoçeşitlilik kaybı ve ekosistem çöküşleri ile yeryüzü sistemlerinin kritik değişikliği gibi önemli çevresel riskler için kısa vadede aciliyet öngörmüyor.

Gençler, yaşlılara göre daha endişeli

Yapılan analizde çevresel risklerin önceliği konusunda yaş grupları ve ait olunan gruba göre de farklılıklar gözlemlenmiş. Gençler yaşlılara göre çevresel riskler konusunda daha endişeli olurken sivil toplum kuruluşları ve devlet uzmanları çevresel riskleri yakın vadede, sanayi uzmanları ise uzun vadede öngörüyor.

Seçim çalışmaları, dezenformasyonu arttırıyor

Önümüzdeki iki yıl içinde Bangladeş, Hindistan, Endonezya, Meksika, Pakistan, ABD, Birleşik Krallık gibi büyük ekonomilerin yaklaşık 3 milyar nüfuslarıyla seçime gitmesi dezenformasyonu kısa vadede en büyük risk konumuna getiriyor.

Sonuçların analizine göre, önümüzdeki iki yıl için öngörülen riskler (önem ve yoğunluk sırasıyla) şu şekilde:

1) Yanlış ve eksik bilgilendirmeler (dezenformasyon),

2) Aşırı hava olayları,

3) Sosyal kutuplaşma,

4) Siber güvenlik tehditleri,

5) Uluslararası silahlı çatışmalar (ilk 10’a bu yıl giren bir risk),

6) Ekonomik fırsat yoksunluğu,

7) Enflasyon,

8) Zorunlu göç,

9) Ekonomik daralma,

10) Kirlilik.

Kaynak: weforum.org