Konya Kapalı Havzasında Sürdürülebilir Su Kullanımı ve Denetimi

Dursun Yıldız
İnş Müh. Su Politikaları Uzmanı(Msc)
Su Politikaları Derneği Başkanı

Türkiye’nin yüzölçümünün yaklaşık % 6,4’ünü kaplayan bu kapalı nehir havzasının toplam alanı, 49.786 km2 ’dir. Konya Kapalı Havzasında Tuz Gölü ve Beyşehir Gölü olmak üzere iki ana göl bulunmaktadır.

Konya Kapalı Havzasının tahmini toplam yüzey akışı, yüzey ve yeraltı suyu kütleleri dahil yıllık 4.909 hm3 ’tür. Konya Kapalı Havzasının toplam yüzey akışıyla (yolda 4.909 hm3 ) karşılaştırıldığında, temel senaryoda tahmini brüt su talebi yılda 4.697 hm3 ’tür: Bunun yılda 4.430 hm3 ’ü sulama, yılda 199 hm3 ’ü konut kullanımı ve yılda 68 hm3 ’ü endüstriyel kullanım içindir.
Konya Kapalı Havzası’nda, su kütleleri üzerinde yer alan yirmi dört baraj ve gölet ile 5 adet regülatör bulunmaktadır.
Havza’da yıllık ortalama yağış Türkiye’nin en düşük miktarı olup yüzey ve yeraltısuyu kütleleri, miktar ve kirlilik açılarından baskı altında bulunmaktadır. Şekil 2 incelendiğinde havzadaki yeraltı suyu kütlelerinin yaklaşık üçte ikisinin miktar açısından teyid edilmiş ve olası etkiler altında olduğu görülmektedir. Bu durum yeraltısuyunun kimyasal kalite özellikleri açısından da benzerdir.

Şekil 3‘de verilen havzadaki yeraltısuyu kütlelerinin kalite durumuna ilişkin haritada su kütlelerinin üçte ikisinin zayıf durumda olduğu görülmektedir.

Yeraltısuyunun tarımsal sulamada kullanımı

Konya Kapalı havzasında sulama amacıyla çekilen yeraltı suyu yıllık 3,347 hm3 ’e ulaşmakta olup, sulama amaçlı kullanımların %25’i bireysel kullanımdır. Yasa dışı kullanım oranı %60 olup en büyük ölçekli su çekimleri birkaç su kütlesinde yoğunlaşmaktadır. Şekil.4’de kuyu tipleri (70 metre derinliğe kadar tip 1, 71 ila 250 metre derinlik arası tip 2) ve yeraltı suyu kütlesine göre pompalanan su gösterilmektedir. Konya Kapalı Havzası, aşırı miktarda kullanılmış yeraltı suları ile karşı karşıyadır. Aşırı düzeyde kullanılan yeraltı suları hacmi yaklaşık 1,8 milyar m3 olarak verilmektedir(1).
Havzada tarımsal sulamada çok yoğun olarak yeraltısuyu kullanılmaktadır. Bunun yanısıra yerüstü suları ile sulanan alan 171.818 hektar olup yıllık kullanılan suyun hacmi 597 milyon metre küp olarak verilmektedir (1).

Havzada Su Kalitesi
Havzada noktasal su kirliliğinin yanısıra tarımsal üretim ve hayvancılıktan oluşan yayılı kaynak kirliliği de mevcuttur Havza ile ilgili Havza Koruma ,Havza yönetimi, Konya Kapalı Havzası Master Planı Kuraklık Yönetim Planı gibi birçok plan hazırlanmıştır. Ancak tüm Türkiye’de olduğu gibi bu planların uygulamaya geçirilmesinde birçok,hukuki, idari ve sosyo-politik nedenlerden dolayı sıkıntılar yaşanmaktadır.

DSİ Konya Kapalı Havzasında 122 kuyudaki su seviyesini sensörlerle takip ediyor.
DSİ Genel Müdürlüğü ile KOP Bölge Kalkınma İdaresi (KOPBKİ) arasında 2016 yılında imzalanan protokol ile “Konya Kapalı Havzası Yeraltı Suyu Potansiyeli ve Geleceğinin Araştırılması Projesi” hayata geçirilmiştir. Proje kapsamında Konya Kapalı Havzasındaki DSİ’ye ait 122 adet yeraltı suyu gözlem kuyusuna, su seviyesini, sıcaklığını ve elektriksel iletkenliğini otomatik olarak ölçebilen ve ölçtüğü verileri GSM hattı üzerinden anlık olarak DSİ Genel Müdürlüğüne yollayabilen sensörler takılmıştır. Şekil 19’da verilen ölçüm sistemleri ile 2020 yılının başından bu yana bu seviyeler izlenmektedir (2).

Havzada Aşırı Su Çekimi ve Denetim Yetersizliği
İlk olarak 2012 yılında yer altı sularımızın korunması amacıyla kuyulardan çekilen veya çekilecek suyun ölçülmesi için düzenleme yapılarak ilk aşamada Konya ve Ergene havzalarındaki tüm kuyular ile ülke genelinde sanayi amaçlı tüm kuyulara ölçüm sistemi kurulması zorunluluğu getirilmiştir.
1 Mart 2013 tarih ve 28574 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan bu değişiklik ile sanayi maksatlı kullanılan kuyulara kanunun yayımlandığı tarihten itibaren bir yıl içerisinde ölçüm sistemi kurulması bir yıl içerisinde ölçüm sistemi kurulmayan kuyuların kullanma belgelerinin iptal edilerek kuyuların kapatılacağı hükmü getirilmişti. Bu tarihten itibaren uygulama 2013 yılındaki kanunun verdiği yetki ile her yürürlük tarihi öncesinde ertelenmiştir. Son olarak sanayi, zirai, içme ve kullanma suyu amaçlı açılan kuyu, galeri, tünel ve benzeri yerlere ölçüm sisteminin takılması için tanınan süre 3 Nisan 2022 olarak yeniden belirlenmiştir. Son kararla birlikte uygulamanın ertelendiği süre 9 yıla çıkmıştır.
Havzanın Su Durumu TBMM Araştırma Komisyonunda Ele Alındı
Geçen yıl çalışmalarına başlayan TBMM Küresel İklim Değişikliğinin Etkilerinin En Aza İndirilmesi, Kuraklıkla Mücadele Ve Su Kaynaklarının Verimli Kullanılması İçin Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu’nun Raporu Aralık 2021’de yayımlandı..
Komisyon çalışmalarında tüm ülkedeki sorunların yanısıra Konya Kapalı Havzasındaki su yönetimi sorunları da ele alınmıştır. Hazırlanan raporda(3) aşağıdaki huşulara dikkat çekilmiştir
Şekil 5’de Konya Kapalı Havzasının en yoğun yeraltı suyu kullanımının olduğu ve hatta obruk oluşumlarının da gözlendiği Çumra-Karapınar Alt Havzasına ait 1974-2020 yılları arasındaki seviye grafiği verilmiştir. Grafik incelendiğinde, 1987-1988 yıllarına kadar seviyelerin çok fazla değişmediği, sadece yıllık yağışlardan beslenme durumuna göre yıllık salınımlar gösterdiği, ancak bu yıllardan sonra yeraltı suyu kullanımına bağlı olarak düşümlerin başladığı görülmektedir. Yine grafikten 1974-2020 yılı arasında alt havzada, zeminden aşağıya doğru 10 m olan yeraltı suyu seviyesinin günümüzde zeminde 50-60 m’ye kadar düştüğü görülmektedir.
Devlet Su İşleri Genel Müdür Vekili Kaya YILDIZ; yeraltı suyu çalışmaları ile ilgili komisyona aşağıdaki bilgiyi vermiştir.
“Ülke genelinde sanayi maksatlı kuyularda: 10425 adet kuyudan 9292 adedine (%90), İçme-kullanma ve sulama maksatlı kuyularda Konya Havzasında 24636 adet kuyudan 6156 adedine (%24), Meriç Ergene havzasında 708 adet kuyudan 243 adedine (%32) ölçüm sistemi kurulmuştur”(3).
6 Nisan 2021 tarihli toplantıda Komisyona bilgi veren Prof. Dr. İzzet ÖZTÜRK de “Konya Kapalı Havzası’nda izinsiz kuyular ve yeraltı suyunun besleniminden daha fazla çekilmesinin Türkiye genelinde bir yara olduğunu, bunu da hızlı bir şekilde bir düzene koymamız gerektiğini, statik rezervleri kriz dönemleri için yani felaket dönemleri için tutmamız gerekiyor” ifadesiyle izinsiz yeraltı suyu çekimlerinin olumsuz etkisini ayrıca ifade etmiştir.
27 Nisan 2021 tarihli toplantıda Komisyona bilgi veren Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetim Politikaları Kurulu Üyesi Prof. Dr. Lütfi AKCA “…yeraltı suyumuzun tahsis edilen miktarını biliyoruz. İzinsiz kullanımları, ölçülemeyen kullanımları bilmiyoruz ancak tahsis edilen kullanımlara bile baktığımızda burada bazı havzalarımızda yeraltı sularımızın potansiyeli üzerinde tahsis edilmiş olduğunu görüyoruz ki bu da bizim su kaynakları yönetimimizde en zor ve tabiri caizse en yumuşak karnımızı oluşturuyor.
Yine bu komisyonda, Sürdürülebilir Arazi Yönetimi ve İklim Dostu Tarım Uygulamaları Projesi’nin 2015 yılında başlatılmış olduğu ve 2021 yılı sonu itibariyle tamamlanmasının hedeflendiğinden de söz edilmiştir.Bu Proje Konya Kapalı Havzası’nda yer alan Konya ve Karaman illerinde uygulanmakta olup amacı sürdürülebilir arazi yönetimi, biyoçeşitliliğin korunması ve iklim değişikliği ile ilgili problemleri dikkate alarak düşük karbon teknolojilerinin benimsenmesi yoluyla ülkemiz tarım, mera ve orman alanlarının sürdürülebilir yönetiminin geliştirilmesi olarak açıklanmıştır.
Sürdürülebilir Arazi Yönetimi’nin uygulanması ile gıda ve su güvenliğinin sağlanmasına önemli katkıların elde edilmesi amaçlanmaktadır.
DSİ Genel Müdürü: Konya Havzasında Su Rezervinden Daha Fazla Su Tahsisi Var
18 Mayıs 2021 tarihli toplantıda Komisyona bilgi veren Devlet Su İşleri Genel Müdür Vekili Kaya YILDIZ; küresel iklim değişikliklerinin etkilerinin su rezerv miktarlarının azalmasına sebep olduğunu, yani rezervlerin değişken olduğunu, tahsislerin burada rezervleri geçmiş olduğunu, bunları da değişken hâle getireceklerini, ama rezervler sürekli değişken olduğu için su kullanım miktarlarına bağlı olarak aslında burada dinamik bir dengenin yakalanması gerektiğini ifade etmiştir.

Yıldız yaptığı sunumda Şekil 6’yı göstererek görüldüğü gibi bazı havzalarda tahsislerin rezervleri aştığı görülmektedir. Bunun temel sebeplerinden birisi, giriş bölümünde de değinildiği gibi, ilk hidrojeolojik çalışmaların ova bazlı yapılarak bu kısımların aynı zamanda işletme sahası olarak ilan edilmeleri, geri kalan kısımların ise etütlerinin yapılmaması sebebiyle rezerv tespitlerinin gecikmeli yapılmasıdır.
Sonraki süreçte yapılan çalışmalarla rezerv güncellenmesi yapılmış; tahsisi rezervi aşan yerler yeni tahsislere kapatılmıştır. Gelinen noktada, önceden yapılmış tahsislerin güncel rezerv oranında düşürülmesi gerekirken, gerek toplumsal baskılar, gerekse idari yapılanmadaki yetersizlikler sebebiyle bu güncelleme gerçekleştirilememiştir. Ancak, YILDIZ tarafından; 2015’li yıllardan itibaren yapılmaya başlanan kütle bazlı çalışmaların sonuçlanmasıyla daha gerçekçi rakamlarla emniyetli rezervler saptanacağı, ölçüm sistemleri ve diğer tedbirlerle tahsis güncelleme de yapılabileceği, ölçüm sistemleri ve diğer tedbirlerle tahsis güncelleme de yapılabileceği belirtilmiştir.

Konya Havzasına Komşu Havzadan Su Transferi Yapılıyor
Konya Ovası Projesi (KOP) kapsamında yapımına başlanan ve Yukarı Göksu Havzası’ndan Konya Kapalı Havzası’na su aktaracak olan Bağbaşı Barajı ve Mavi Tüneli ile ilk safhada yıllık 180 milyon m³ suyun aktarımı sağlanacaktır. Daha sonra Bozkır ve Afşar Barajlarının tamamlanması ile Konya Kapalı Havzası’na aktarılacak su miktarı yılda 414 milyon m³’ü bulacaktır. Göksu Havzası’ndan aktarılacak olan 414 milyon m³ suyun 100 milyon m³’ü Konya şehrinin uzun vadeli içme ve kullanma suyu ihtiyacına tahsis edilmiştir. Kalan su ise sulamada kullanılacaktır. Böylece Beyşehir Gölü’nden Çumra Ovası’na aktarılan su bundan böyle Bağbaşı, Bozkır ve Afşar barajlarından karşılanacağından Beyşehir Gölü’nde kurak periyotlarda da su sıkıntısı yaşanmayacaktır.
Ancak havzalararası su transferi su yönetiminin en son çaresi olarak ele alınmalıdır. Bu kapsamda komşu havzadan su getirilen Konya Havzasının mevcut suyunun korunması ve en verimli şekilde kullanılması çok önemli hale gelmiştir. Konya Havzasında su yönetiminin önceliği mevcut suyun kalite ve miktarını koruyarak en verimli şekilde kullanmak olmalıdır.
Ne Yapılmalı ?
İklim değişikliği sebebiyle yeraltı sularının ana beslenme kaynağı olan yağışlardaki düzensizlikler tüm Türkiye’de olduğu gibi Konya Kapalı Havzasında da yeraltı suyu kaynaklarını olumsuz etkilemektedir. Ayrıca, yağış azlığı sebebiyle yüzey sularının yetersiz kalması da yeraltı suyu kullanımını artırmaktadır.
DSİ tarafından yeraltı suyu çekimlerinin emniyetli rezervi aştığı havzalar tahsislere kapatılmaktadır. Ancak, kontrolsüz çekimler sonucu yeraltı suyu seviyelerindeki düşüş devam etmektedir.
Bu konuda Konya Kapalı havzasından başlanarak sürdürülebilir bir su yönetimi anlayışının en kısa sürede hayata geçirilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda havzalardaki su kullanımına ilişkin entegre bir su yönetimi yaklaşımı geliştirilmesi, teşvik politikasının değiştirilerek suya göre tarım prensibinin benimsenmesi ve bu hususların kurumların ortak çalışması ile gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
Bu kapsamda yeraltı suyu seviyelerinin online (anlık) takibi, arazi toplulaştırması, su tasarrufuna yönelik eğitim ve bilinçlendirme hizmetleri ile sulama şebekelerinin modernizasyonunun desteklenmesi ve hızlandırılması eylemlerinin hayata geçirilmesi, ilgili kurum ve kuruluşların sürekli işbirliği ve koordinasyon içerisinde olması gerekmektedir.
Yapılan birçok çalışmada gelecekte Konya Kapalı Havzası’nda yağışların azalacağı beklenmektedir. Yağıştaki bu azalma, akarsularda akışa geçecek su miktarlarını da 2015-2040 döneminde %41, 2041- 2070 döneminde %46 ve 2071-2100 döneminde ise %55 oranlarında düşüreceği tahmin edilmektedir.(3). Bu şartlarda Konya Kapalı Havzası’nda yer alan bütün göl ve sulak alanlarda doğal hayatın sürdürülebilmesi, ekosisteme yeniden hayatiyet kazandırılabilmesi için öncelikle her alanda su kaynaklarının etkili ve verimli kullanımına gereken özen gösterilmelidir.
Havzada aşırı su tüketen şeker pancarı, mısır gibi ürünlerin ekiminden kaçınılmalıdır. Kuru tarım ve/veya az su tüketen ürünlerin yetiştirilmesi teşvik edilmelidir. Havzanın tarımsal sulamada verimliliği arttırmak için damla sulama sistemlerine bir an evvel geçilmelidir.
Havzadaki şehir atık suları ileri biyolojik arıtma teknolojileri kullanılarak arıtıldıktan sonra sulamada, peyzaj alanlarında, park-bahçelerde vb. alanlarda yeniden kullanıma sunulmalıdır. Bu havzada özellikle YAS kullanımlarını azaltmak için Çiftlik Rezervuarları ve buharlaşma kayıplarını azaltmak için de Gece Rezervuarlı Sistem İşletmesi uygulamaları teşvik edilmelidir. Diğer taraftan şehir içme-kullanma suyu şebekelerinde kayıp-kaçak oranının azaltılması (%20 seviyesine veya altına çekilmesi) sağlanmalıdır. Arıtılmış sanayi atık suları, uygun olan diğer sanayi tesislerinde tekrar kullanıma sunulmalıdır. Bu ve benzeri tedbirlerle tasarruf edilecek sular, havzada sektörel ihtiyaçların karşılanmasında ve sulak alanların takviye edilmesinde kullanılmalıdır.

Kaynakça
[1] Konya Kapalı Havzası Yönetim Planı (2018) Su Yönetimi Genel Müdürlüğü 23.11.2018
[2] ) Konya Kapalı Havzasında Yeraltısuyuna Yakın Takip 23 03 2020 https://www.tarimorman.gov.tr/Haber/4437/Konya-Kapali-Havzasinda-Yeralti-SuyunaYakin-Takip Erişim 16 Ocak 2021
[3] TBMM Araştırma Komisyonu Raporu 2021 TBMM Küresel İklim Değişikliğinin Etkilerinin En Aza İndirilmesi, Kuraklıkla Mücadele Ve Su Kaynaklarının Verimli Kullanılması İçin Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu’nun Raporu. Aralık 2021

Son Eklenen yazılar

Verimli tarımın arkasındaki güç: TürkTraktör

Verimli tarımın arkasındaki güç: TürkTraktör

Türkiye'nin tarım sektöründeki öncü kuruluşu TürkTraktör, İzmir Uluslararası Tarım Fuarı'nda New Holland ve Case IH markalarının en yeni modelleri tanıttı. Türkiye’nin üretim öncülerinden TürkTraktör, Türkiye'nin en çok tercih edilen traktör markası olmayı sürdürüyor....