Pamuk Ekim Alanlarında Yüzde 30 Azalma Bekliyoruz

UPK (Ulusal Pamuk Konseyi) Başkanı Bertan Balçık, 2019 yılında pamuk üreticisinin zarar ettiğinin altını çizerek; “ Bu yıl 300 bin hektar gibi büyük bir pamuk ekim alanının münavebeye girmiş olması,  artan girdi maliyetleri ve yetersiz desteklemeleri de göz önüne alırsak, 2020’de yüzde 25 -30 dolayında bir azalma, bizim için sürpriz olmayacaktır” dedi. 

Pamuk, Türkiye için stratejik ürünlerden biri… Zira, ülkemiz tekstil sektöründe, dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olarak, pamuğa son derece ihtiyaç duyuyor. Son yıllarda uygulanan yanlış ve eksik politikalar, pamuk üreticisinin başka ürünlere yönelmesine ve ülkemizin dünyada pamuk ithal eden 5’inci ülke durumuna gelmesine sebep oldu. Pamuktan geçtiğimiz yıl para kazanamayan üreticinin, bu yıl nasıl bir davranış sergileyeceğini öğrenmek için UPK (Ulusal Pamuk Konseyi ) Başkanı Bertan Balçık’a sorular sorduk… Bertan Bey, sorularımızı şöyle yanıtladı..

2019 pamuk üreticisi için sıkıntılı bir yıldı. Bu bağlamda (üretim miktarlarına da yer vererek) yaşanan sıkıntıların nedenlerini değerlendirir misiniz?

  1. BALÇIK: Pamuk ekim alanları geçen sezon önceki sezona göre yüzde 11 artarak 578 bin hektar’a (5 milyon 780 bin dekara) çıktı. Buna karşılık GAP Bölgesi ve Çukurova’da yaşanan iklim değişikliği ve zirai mücadelede yaşanan sıkıntılar nedeniyle tarla verimlerinin beklenmedik ölçüde düşmesi sonucunda kütlü rekoltemiz yüzde 14 azalarak 2 milyon 200 bin ton’a, lif pamuk rekoltemiz ise yüzde 17 azalarak 814 bin ton’a geriledi. Böylece 2018 yılında 23 bin ton kadar yaklaşmış olduğumuz 1 milyon ton hedefinin 186 bin ton gerisine düşmüş olduk. Diğer bölgelerde verimlerin ayni kalması üretimdeki düşüşü sınırladı.

Üretimdeki bir diğer önemli sorun ilaç başta olmak üzere, gübre, yakıt gibi ithal girdilerdeki olağanüstü fiyat artışlarına bağlı olarak yükselen maliyetler oldu. Tabii bunun nedenlerinin dövizde ve enflasyonda yaşanan artışlar olduğunu söyleyebiliriz.

Diğer taraftan ABD – Çin arasındaki ticaret savaşı da piyasaları olumsuz etkiledi ve belirsizliği arttırdı. Bu durum yurtiçi piyasada pamuk fiyatlarının dalgalanmasına ve özellikle sezon içinde üreticilerimizin beklentilerinin altında kalmasına sebep oldu. Konsey olarak Ticaret Savaşının olası etkilerini ön görerek Temmuz ayı başından itibaren ilgili Bakanlıklarımıza üretici lehine alınması gereken tedbirleri aktardık. Ancak ne yazık ki bu konuda pamuk üreticisi için hiçbir önlem alınmadı.

Yükselen girdi maliyetleri pamuk üreticisini nasıl etkiliyor?

  1. BALÇIK: Yüksek maliyetler Türkiye pamuk üretiminin geliştirilmesi, hatta mevcudun korunmasındaki en büyük tehdit olarak öne çıkıyor. Konseyimizce her sezon için yapılmakta olan maliyet çalışması sonuçlarına göre, bir önceki sezon 1620 TL/dekar olan Türkiye ortalaması pamuk üretim maliyeti 2019 sezonunda yüzde 16 artarak 1873 TL/dekar’a çıktı. Bu artış, Ege Bölgesi ve Şanlıurfa’da diğer yerlere göre çok daha yüksek oranlarda gerçekleşti. Kalemler itibariyle değerlendirme yapıldığında bu artışın ithal girdi (ilaç, mazot, gübre) fiyatlarındaki yükselmelerden kaynaklandığı görülüyor.

Sonuç olarak, 2019 yılı ülke ortalaması lif pamuk üretim maliyetinin, çırçırlama giderleri hariç, 10 lira 71 kuruş olduğunu hesapladık. Buna karşılık, 2019 sezonunda İzmir, Şanlıurfa ve Adana Ticaret Borsalarında tescili yapılan lif pamukların ‘’kıymet ortalamaları’’ sırasıyla 9,64; 9,47 ve 8,42 TL/kg’dır. Bu durumda bu sezon itibariyle lif pamuğun üretim maliyetlerinin 107 ila 229 kuruş altındaki bir değerle pazarlanmış olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Bir başka ifadeyle 2019 sezonunda çiftçilerimiz lif pamuğun kilosunda, maliyetlerine göre 107 ile 229 kuruş arasında gelir kaybına uğramıştır. Aslında olası maliyet artışının yaratacağı gelir kaybını tahmin ederek, Konsey tarihinde ilk defa Haziran ayında bir maliyet çalışması yaptık ve bunu Tarım ve Orman Bakanlığımıza bildirdik. Buradan hareketle kaybın telafisi için fark ödemesi desteğinin 1,20 TL/kg’a ve mazot-gübre desteğinin de %50 oranında yükseltilmesi için talepte bulunduk. Ancak sadece mazot-gübre desteğinde artış yapıldı. Bu da üreticinin kaybını telafi etmeye yetmedi.

 UPK olarak bu yıl pamukta nasıl bir yıl olacağını bekliyorsunuz? 

  1. BALÇIK: Sadece pamuk değil, bütün ürünlerde zorlu bir yıl yaşayacağımız kesin. Büyük bir belirsizlik var! Pamuk borsalarımız alınan önlemler neticesinde Mart ayının ikinci yarısından itibaren başlayan ve Nisan ayında devam eden süreçte kapalı kaldı. Tabii bunun bir diğer nedeni de iplik fabrikalarının hem talep daralması hem de salgın önlemi olarak işletmelerini durdurmalarıydı. Bu da fiyatların oluşmamasına sebep oldu. Bundan sonrası için pamukta ve diğer bağlı sektörlerde nasıl bir yıl olacağını hastalığın seyri belirleyecek. Ne var ki, gerekli önlemlerin alınması ve ihtiyaç duyulan desteklerin verilmesi durumunda çiftçilerimizin ve tekstil sanayimizin bu güçlüğün üstesinden geleceğine ve ülkemiz ekonomisine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulan desteği sağlayacağına inanıyoruz.

 Pamukta son yıllarda ekim alanlarında ve verimde yaşanan artış, neden bir anda düşüşe geçti?

  1. BALÇIK: 2020 yılı özelinde ekim alanlarındaki daralma, her ne kadar yüksek maliyetler ve bunları karşılamakta yetersiz kalan destekler olarak görülse de en az bunlar kadar etkili olan başak faktörler de var. Sıralayacak olursak, en başta zorunlu hale getirilen münavebe (ekim nöbeti) uygulaması, yine münavebe süresinin kısa tutulması, olumsuz iklim koşulları ve zirai mücadelede yaşanan sorunlar olarak belirtebiliriz. Ama özellikle bu yıl yaklaşık 300 bin hektar gibi büyük bir pamuk ekim alanının münavebeye girmiş olması ile birlikte diğer nedenleri de göz önünde bulundurursak 2020’de %30 dolayındaki biz azalma sürpriz olmayacaktır.

Tekstil sektöründe dünyanın önemli bir ülkesi olan Türkiye, neden pamuk üretimine gereken önemi vermiyor, açığı ithalatla kapatmayı yeğliyor?

  1. BALÇIK: Önem vermiyor değil, mevcut destekler önem verildiğinin işareti sayılır, ancak yeterli değil. Diğer taraftan tekstil ve hazır giyimde değişik nedenlere bağlı olarak yapılan tercihler söz konusu olabiliyor. Şöyle ki, global bir oyuncu olma hedefinde ilerleyen ve rekabet etmek zorunda olan bu sektörlerimiz ürün çeşitliliği, bazı siparişlerde Amerikan pamuğu kullanma mecburiyeti ve Better Cotton gibi standartlar nedeniyle ithalat yapmak durumunda kalabiliyorlar. Ya da Open End iplik tesisleri kendi şartları gereği bazen daha ucuz lif pamuk ithal etmek durumunda kalabiliyorlar. Ayrıca, tüketimimiz üretimin neredeyse iki katı. Bu açığı kapatmak potansiyel olarak mümkün olsa bile bunu kısa süre zarfında gerçekleştirmek mümkün değil. Gerçekçi olmak zorundayız. İthalat epey bir süre devam edecek; önemli olan akılcı önlem ve sürdürülebilir uygulamalarla daha çok ve daha kaliteli pamuk üreterek bu süreyi olabildiğince kısaltmak. Çiftçiler, tüccarlar, kooperatifler, Ziraat Odaları, Ticaret Oda ve Borsaları ve sanayiciler olarak ilgili Bakanlıklarımız ile birlikte bunu başarabilecek birikime sahibiz.

Türkiye’nin dünyada pamuk üretimindeki yerini artırmak için devlete düşen görevler ve alınması gereken kararlar nelerdir?  

  1. BALÇIK: Ulusal Pamuk Konseyi olarak, 2019 yılının Şubat ayında Tarım ve Orman Bakanımız Sayın Bekir Pakdemirli’ye bu konu ile ilgili “Pamuk Sektörü Etki Analizi” çalışmamızı ilettik. Bu çalışmada devletimizin neler yapması gerektiğini açık olarak belirttik.

Belli başlı olanlarını ifade etmem gerekirse;

-Pamuk sektörü ile ilgili tek bir Bakanlığın yetkili olması. Bizim tercihimiz Tarım ve Orman Bakanlığımızın bu görevi üstlenmesi yönündedir,

-Pamuk üretim maliyetinin hesaplanmasında üretici ve Bakanlık arasında yöntem birliğinin sağlanması,

-Parsel bazında ekim alanları ile verimin uydu sistemiyle ve saha denetimi yapılarak tespit edilmesi. Herhangi bir kilo sınırlaması olmadan, tespit edilen kilonun fark ödemesine esas teşkil etmesi!

-Destekleme politikasının en az üç, tercihan beşer yıllık dönemler halinde açıklanması,

-Pamuk ürünün tekrar İyi Tarım Uygulamasına dahil edilmesi ve bununla birlikte Better Cotton standardının teşvik edilmesi,

-GDO’suz Türk Pamuğu markamızın desteklenmesi,

-Münavebe (ekim nöbeti) uygulamasının beş yıla çıkartılması ve tuzluluk sorunu olan ve ekonomik anlamda pamuğa eşdeğer yazlık ürünü bulunmayan ovaların uygulama dışında bırakılması,

-TARİŞ, Çukobirlik ve Antbirlik’in ekonomik anlamda güçlendirilmesi,  

-Mevcut sulama altyapısı yenilenerek, modern sulama yöntemlerinin yaygınlaştırılması.

Tabii önerilerimiz bu kadar değil. Ancak bizim anlam veremediğimiz şey, uzun yıllardır benzer öneriler bir çok defa ve farklı kurumlar tarafından da ifade edilmesine rağmen neden bir türlü hayata geçmediği!

Corona virüs pamukta nasıl bir etki yapacaktır?

  1. BALÇIK: “Belirsizlik” bu anlamdaki en büyük risk olacaktır. Aynı salgınla mücadelede olduğu gibi, gerekli önlemlerin zamanında alınması ve sürekli güncellenerek, kararlıkla uygulanması durumunda bu riskin olumsuz etkileri en aza indirilmesi ve sezonun en az hasarla tamamlanması mümkün olacaktır. Salgının ekonomik etkilerinin iyice hissedilmeye başladığı bugünlerde pamuk çiftçilerimiz hükümetten somut tedbirlerin açıklanmasını istiyorlar. Biz de Ulusal Pamuk Konseyi olarak başta ekonomik kayıpların telafisi olmak üzere sosyal izolasyon tedbirlerini de içeren önerilerimizi Tarım ve Orman Bakanlığımıza gönderdik. Önerilerimizden bazı örnekler vermem gerekirse;
  • 2019 yılına ait Pamuk Fark Ödemesi desteği en kısa sürede ödenmelidir.
  • Sübvansiyonlu krediler de dahil olmak üzere Ziraat Bankası, Tarım Kredi Kooperatifleri ve özel bankalara olan kredi borçları faizsiz olarak bir yıl ertelenmelidir.
  • Bağkur prim borçları silinmelidir.
  • 2020 yılı Pamuk Fark Ödemesi Desteği en az 1,5 TL olarak belirlenmeli ve hemen ilan edilmedir.
  • 2020 yılı için öngörülen girdi destekleri hemen açıklanmalıdır.
  • Tarımsal üretim girdilerinin KDV ve ÖTV oranları en aza indirilmelidir..
  • Tarım ilaçları ve mineral gübreler için etkin madde içeriği esasına dayalı tavan fiyatlar belirlenmeli ve bu fiyatlar belirli aralıklarla denetlenmelidir.

 UPK olarak bu yıl yapmayı planladığınız faaliyetleriniz nelerdir?

  1. BALÇIK: İki yılda bir, değişik pamuk merkezlerinde, ulusal düzeyde pamuk zirveleri yapıyoruz. Beşincisini geçen yıl Kahramanmaraş’ta gerçekleştirdik; altıncısını gelecek yıl yapacağız. Bu yıl sıradan faaliyetlerimiz içinde çiftçilerimize her zamankinden daha yakın olarak güncel sorunlarına acil gerçekçi çözüm önerileri geliştirmeye, bunları ilgi makamlara sunarak uygulanmasını sağlamaya odaklanacağız. Böylece zorlu yılı başarıyla tamamlamalarına yardımcı olacağız.

Bunun yanı sıra, GMO FREE TURKISH COTTON (GDO’suz Türk Pamuğu) garanti markamızla ilgili faaliyetlere ağırlık vereceğiz; ilgili standardın geliştirilmesi, gerekli akreditasyonların sağlanması ve böylece uygulamaya hazır hale gelinmesini sağlayacağız. Mevcut salgının küresel boyutta sona ererek, durumun normale dönmesi halinde ulusal ve uluslararası tanıtım faaliyetlerine başlayabileceğiz.

Son Eklenen yazılar

Rivulis ve Eurodrip’den Şekerpancarına Yönelik Özel Çalışmalar

Rivulis ve Eurodrip’den Şekerpancarına Yönelik Özel Çalışmalar

Rivulis Pazarlama Müdürü Batı Akgün, 2015 yılından bu yana şekerpancarına yönelik çok önemli çalışmalar yaptıklarını belirterek; “ Bu çalışmalarımızın sonucunda, şekerpancarı üreten çiftçilerin damla sulama sistemlerine olan ilgileri arttı. Bu durum bizi oldukça mutlu...

Çok Başarılı Bir Yıl Geçirdik

Çok Başarılı Bir Yıl Geçirdik

MAS Seeds Ülke Müdürü Turhan Mutlu Çiçek, MAS Seeds olarak 2020 yılını çok başarılı geçirdiklerini belirterek, “ Biz her yıl büyüyen ve ürün portföyünü geliştiren bir şirketiz. Geçen sene ile kıyasladığımızda, toplam üretim alanlarımızı neredeyse üç katına çıkarttık....

GENTA büyümeye devam ediyor

GENTA büyümeye devam ediyor

GENTA Yönetim Kurulu Üyesi Gökçe Atalay, tarım sektöründe Covid 19 nedeniyle yaşanan bütün olumsuzluklara rağmen, GENTA olarak başarılı bir yıl geçirdiklerini açıkladı. Atalay, “Grup görüşmelerimizi azaltarak daha bireysel görüşme sistemi uyguladık ve bunun da...