GENTA büyümeye devam ediyor

GENTA Yönetim Kurulu Üyesi Gökçe Atalay, tarım sektöründe Covid 19 nedeniyle yaşanan bütün olumsuzluklara rağmen, GENTA olarak başarılı bir yıl geçirdiklerini açıkladı. Atalay, “Grup görüşmelerimizi azaltarak daha bireysel görüşme sistemi uyguladık ve bunun da sonuçlarını aldık” dedi.

Dünyada yaşayan bütün insanlar Covid 19 süresince tarımın önemini bir kere daha anladı. Pek çok ülke, özellikle ilk günlerde tarım ürünleri ihracatında kapılarını kapadı. Bu sırada ülkemizdeki yöneticiler de bize, bu süreçte verecekleri desteklerle sektörün arkasında olacaklarını açıkladılar. Peki, durum böyle oldu mu? Bu sorunun yanıtını ve yaşanan süreci
GENTA Yönetim Kurulu Üyesi Gökçe Atalay’a sorduk.. Gökçe Atalay, sorularımızı şöyle yanıtladı..

Öncelikle covid 19’un tarım sektörüne etkilerini değerlendirebilir misiniz?
Covid 19 dünyaya tarımın önemini bir kere daha gösterdi. Covid’in başlangıç zamanlarında insanlar, AVM’leri, sinemaları, bütün sosyal etkinlikleri unuttu ve beslenme gündemde ilk sıraya oturdu. Bu sırada dünyada ve Türkiye’de yavaşlamaya başlayan tarım sektörü, bizim de özellikle tarıma verilecek desteklemeler konusunda umutlanmamızı sağladı. Çünkü, bu noktada devletin sektöre vereceği destekler çok önemli bir rol oynayabilecek, hem üreticiyi hem de tüm sektörü rahatlatabilecekti. Ancak, zaman geçtikçe tarımı destekleyen kararlar yerine, tarımın yan sektörlerini destekleyen kararlar çıktığını gördük. Tarım sektörü yıllardır olduğu gibi yine yalnızlaştırılmıştı. Bu sırada en çok etkilenen bölgeler ise Ege ve Marmara Bölgeleri oldu. 65 yaş üzerindekilere çıkan yasalar, oldukça yaşlanmış tarım nüfusumuzun tarlalara ulaşmasını zorlaştırdı. Ayrıca tarım işçilerinin bir yerden bir yere taşınmasında da sıkıntılar yaşandı.

Covid 19 tarımın hangi kollarını daha çok etkiledi?
Biz bu olumsuzlukları daha çok sebze ekiminde gördük. Özellikle, domates , biber ve patlıcanın ekim döneminde. Toprak hazırlığı mekanizasyon ile yapıldığı için çok sorun yaşanmadı. Ama diğer ekim-dikim işlerinde çok ciddi sorunlar yaşandı. Bu esnada yöneticiler tarafından da üreticilere hep şu mesajlar verildi: “Üretin, ne kadar çok üretirseniz o kadar iyi..” Sonuçta, üretici de üzerine düşeni yaptı ve tarlalara ürünlerini ekti. Ürünler pazara çıkınca ise, özellikle dış pazarda yaşadığımız lojistik sorunlar ortaya çıktı. Yıllardır ülke olarak özellikle ihracatta lojistik zincirimizi kuramamamız, ürettiğimiz ürünü yeterince ihraç edemememize neden oldu ve sıkıntı arttı. Bu sırada en büyük ihracat kapımız Rusya’nın bizden giden tırları ve şoförleri 14 gün boyunca karantinada bekletmesi sorunları iyice artırdı. Bu esnada ülkemizde yaşanan üretim fazlalığı da özelikle sebze ürünlerinin ekonomik olarak neden oldu. Aynı anda, piyasaya çıkmaya başlayan meyve ürünlerinde de bunları yaşamaya başladık. Endüstriyel ürünlerle biraz ümitlendik ama endüstriyel ürünlerinde yine özellikle sebzeye dayalı bölümünde aynı sıkıntıları gözlemledik. Sonuçta, bütün bu sıkıntıların ana ekseni; üretimin talebin çok üzerinde olmasıydı.
Bu arada bir önemli sorun daha karşımıza çıktı. Turizm sektörü sayesinde Türkiye’de, Nisan ayından Ekim ayına kadar 35-40 milyon kişi geliyor. Turistlerin gelememesi ve turist sayısının keskin bir şekilde aşağı düşmesi de, yaz döneminde üretilen ürünün fiyatının düşmesine neden oldu. Sonuçta Covid 19; tarımın önemi konuşulurken üreticilerin desteksiz bırakılması, yöneticiler tarafından plansız bir üretime teşvik edilmesi ve üretilen ürünlerin lojistiğinde yaşanan sıkıntılardan dolayı ihracatta yaşanan problemlerden dolayı, tarım sektörünü çok olumsuz etkiledi.

Şu anda Tekirdağ’da bulunuyoruz. Trakya Bölgesi’ndeki tarımı (iklim koşulları, üretim hacmi, kur artışı ve covid-19) değerlendirebilir misiniz?
Bildiğiniz gibi, Trakya Bölgesi’nde genelde tarla bitkileri yetiştiriliyor. Tarla bitkileri ürünleri işçiye dayalı değildir, bu nedenle işçide problem yaşanmadı. Aynı zamanda üretilen ürünler silolara kaldırılabildiği ve sanayide kullanıldığı için, Trakya
Covid-19’dan daha az etkilendi. Kur artışına gelirsek; Euro ve Dolar’ın yükselmesi ile Trakya’da ana üretim olan buğday, ayçiçeği, çeltik ve mısır fiyatlarının, geçen seneye oranla bir iyi bir artış içinde olduğunu görüyoruz. Şu anda çeltik henüz daha hasada girmedi ama mısır silajlarının yüksek değerle satıldığını görüyoruz. Kanolaya verilen desteğin yeterli olması ve kanolanın da değerinde satılması, bu üründe de bir sıkıntı yaşanmamasına neden oluyor. Sonuçta şunu söyleyebilirim; Trakya çiftçisi Dolar ve Euro’nun yükselmesinden olumsuz değil, olumlu etkilendi. Bu nedenle bölge çiftçisi mutlu ve sakin.. Bir bölgede çiftçinin para kazandığının göstergesi traktör satışlarıdır. Bu bölgedeki traktör satışlarında geçen seneye göre çok ciddi bir artış var.
Bölgedeki üreticilerin 2021 yılı beklentilerine gelecek olursak; aslında 2021 için endişeliler. Bunun nedeni de işçilik. Bu bölgede çok ciddi bir insan trafiği var. Üreticiler de ‘Hangi alanda üretim yaparsam daha az işçi ile temas ederim?” düşüncesi içindeler.. Bu da en çok çeltik gibi ürünlerde geçerli. Seneye sulamaya ve işçiye dayanan sistemlerden kaçış olacağına ve ayçiçeği ile kanola üretiminde ciddi artışlar yaşanacağına inanıyorum
Aslında bu bölgeyi, tüm dünyayı etkileyen iklim değişiklikleri ve kuraklık daha fazla etkiliyor. Trakya bu yıl ciddi bir kuraklık geçiriyor. Özellikle Kırklareli Bölgesi’nin kuraklıktan ciddi olarak etkilendiğini görüyoruz. Bu bölgede ikinci üründe silajlık mısır üretimi tamamen durdu. Çünkü, su verilemeyeceği söylendi. Ayçiçeğindeki üretim verileri de bu bölgeden düşük geliyor. Çeltiğe baktığımız zamansa, su verilemeyeceği için ciddi bir alan kısıtlandı. Su rejimi uygulandığında, çeltik alanlarında iklim ile alakalı bir kısıtlama meydana geldi. Buğday verilerinde ise, tam tersi bir sorun yaşadık. Çok yüksek yağışlardan dolayı verim ve kalitedeki düşüklüğü Trakya Bölgesi’nde bölgesel olarak gördük. Dolayısıyla, bu yıl iklimde yaşanan olumsuzluklar Trakya’yı Covid 19’dan daha fazla etkiledi.

Kurdaki artışlar girdi fiyatlarını yükseltti. Bunun sektöre etkisi nasıl oldu?
Ülkemizde tarımsal girdilerin dışa bağımlılığı %90’ın üzerinde devam ediyor. Bir türlü dışa bağımlılığı azaltamıyoruz. Çünkü, buna yönelik politikalar üretmiyoruz. Ama şöyle bir gerçek de var; Siz üretiminizi ihracata göre planlar iseniz, satacağınız ürünler kurla değer görür ve girdilerdeki fiyat artışları sizi etkilemez. Burada önemli olan kaliteli üretim ve ihracata yönelik sürdürülebilir satış kanallarıdır. Sonuçta, üretici ancak böyle para kazanır.

Peki, son olarak GENTA olarak bu yıl nasıl bir yıl geçirdiniz ve geçiriyorsunuz? Olumsuzluklara karşı ne gibi önlemler aldınız?
Biz, GENTA ile ilgili çok fazla içe kapanık sistem uygulamadık. Çalışanlarımızı korumak amacı ile, daha kontrollü çalışma sistemi belirledik, ama üreticileri yalnız bırakmadık. Çünkü biz GENTA olarak, arazi çalışmasını yoğun yapan, sorunlara çözüm bulan, çözüm odaklı çalışan, çözümleri de çiftçisine sunan ve ona göre de satış pazarlaması yapan bir ekibe ve stratejik planlamaya sahibiz. Bu yüzden de hep sahadayız. Ancak, tabii ki önlemler de aldık. Bayi ziyaretlerimizi kısıtladık, köy toplantıları, eğitim programları gibi çalışmalar yapmadık. Üreticilere tek tek ulaşmaya çalıştık ve bunun için de tabi ki daha fazla maliyet, daha fazla emek ve daha fazla zaman harcadık Grup görüşmelerimizi azaltarak bireysel görüşme sistemi uyguladık.
Bizim GENTA olarak ana konumuz bitki besleme. Ama son yıllarda tohumda gerçekleştirdiğimiz ıslah çalışmaları bizim gelecekte daha güçlü olmamızı sağlayacaktır. Ayrıca Trakya Bölgesi’nde MAS Seeds firması ile yaptığımız işbirliği bu yıl bize artı bir heyecan ve ivme kattı. Dolayısıyla bu yıl, çok çalıştık, çok hareket ettik ve karşılığını aldık. 2020 yılını da diğer yıllarda olduğu gibi büyümeyle kapatacağımıza inanıyoruz.

Son Eklenen yazılar

Rivulis ve Eurodrip’den Şekerpancarına Yönelik Özel Çalışmalar

Rivulis ve Eurodrip’den Şekerpancarına Yönelik Özel Çalışmalar

Rivulis Pazarlama Müdürü Batı Akgün, 2015 yılından bu yana şekerpancarına yönelik çok önemli çalışmalar yaptıklarını belirterek; “ Bu çalışmalarımızın sonucunda, şekerpancarı üreten çiftçilerin damla sulama sistemlerine olan ilgileri arttı. Bu durum bizi oldukça mutlu...

Çok Başarılı Bir Yıl Geçirdik

Çok Başarılı Bir Yıl Geçirdik

MAS Seeds Ülke Müdürü Turhan Mutlu Çiçek, MAS Seeds olarak 2020 yılını çok başarılı geçirdiklerini belirterek, “ Biz her yıl büyüyen ve ürün portföyünü geliştiren bir şirketiz. Geçen sene ile kıyasladığımızda, toplam üretim alanlarımızı neredeyse üç katına çıkarttık....

Limon Yetiştiriciliği ve Bazı Önemli Çeşitler

Limon Yetiştiriciliği ve Bazı Önemli Çeşitler

Doç. Dr. Bilge YILMAZ Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Limon Rutaceae familyasının Aurantioidea alt familyasında yer almaktadır. Limonun (Citrus limon Burm. f.) anavatanı kesin olarak bilinmemekle birlikte Hindistan’ın doğu himalaya bölgesi...