Domateste Mildiyö Hastalığı (Phytophthora infestans)

Patlıcangiller (Solanaceae) familyasından tek yıllık bir sebze olan domates (Lycopersicum esculentum L.) ucuz ve bol vitamin kaynağı olması ve besleyici özelliğinden dolayı, dünyanın birçok yöresinde üretilen sebzelerdendir.Turfanda olarak yetiştirilebilmesi nedeniyle her mevsimde tüketilebilmektedir. İçinde A, B1, B2, C, K vitaminleri, niacin, protein, yağ, karbonhidrat, potasyum,kalsiyum ve demir bulunur. Taze olarak yenildiği gibi, salça,domates suyu, konserve, turşu, reçel, ketçap şeklindede değerlendirilebilmektedir(Ekinci, 1972).
Domates dünyada en fazla yetiştirilen sebzelerin başında gelmektedir. FAO verilerine göre 1,1 milyar ton olan toplam sebze üretiminde domates 162 milyon ton ile %15’lik paya sahiptir. Türkiye’de ise 12,6 milyon tona ulaşan üretimi ile toplam sebze üretimindeki payı %40’ı geçmiştir. Türkiye, domateste dünyada en fazla üretim yapan dördüncü ülke konumundadır. Açıkta ve örtüaltında üretilebilen, yerde ve sırık formunda askıda yetiştirilebilen, taze ve işlenmiş olarak pazarlanabilen domateste büyük bir çeşit zenginliği mevcuttur. Domateste sera tarımı oldukça büyümüş ve örtüaltı tarımı sofralık üretimin %40’ını karşılar hâle gelmiştir (Abak,2016).
Domates tarımının gerek açık alanda ve gerekse örtüaltında üretiminin ülkemizde önemli oranlarda artış göstermesi sevindirici olmakla birlikte zaman zaman hastalıklardan dolayıda ortaya çıkan önemli orandaki kayıplar da bir o kadar can sıkıcı olmaktadır.Domateste gerek açık alanda ve gerekse örtüaltında fungal,bakteriyel ve viral kaynaklı pek çok hastalık bulunmakta olup,bunlardan bazıları zaman zaman bulunduğu ekolojide daha ön plana çıkarak domates üretim alanlarında ciddi zararlar oluşturmaktadır.Bu hastalıklardan birisi de geç yanıklık olarak bilinen domates mildiyösü hastalığıdır.Bu hastalık ülkemizde bazı yıllarda hastalık gelişimini teşvik edici yöndeki iklim koşullarının hüküm sürdüğü durumlarda bazı bölgelerde zaman zaman epidemiler yaparak domatelerde önemli verim kayıplarına neden olmaktadır.Bunun örneği 2020 yılın da Marmara ve Ege bölgesi domates üretim alanlarında görülmüş olup,üreticiler hastalıktan dolayı önemli ekonomik kayıplara uğramışlardır.Bu ve buna benzer domates hastalıklarının zararından korunmak herşey den önce bu hastalıkların genel özellikleri, yaşam biçimleri ve ekolojik isteklerini bilip ona göre zamanında koruyucu önlemleri almaktan geçmektedir.Bu makalemizde domates mildiyösü hastalığının tanıtımı,yaşam biçimi, ekolojik istekleri ve mücadelesi üzerinde bilgiler verilecektir.
Hastalık Etmeni
Geç yanıklık olarak bilinen domates mildiyösü hastalığına Phytophthora infestans(Mont.) de Bary, isimli fungus neden olup,domates ve patates bitkisinin en tahripkar hastalığıdır.Bu hastalık 1840’lı yıllarda İrlanda da patates kıtlığından sorumlu hastalık olarak bilinir(Lamour et al.,2007).Hastalık İrlan da da 1845 ve 1846 yıllarında üst üste patates ekim alanlarında epidemi yaparak patates üretimini bitirme noktasına getirmiştir(Chand and Sudeep,2009).Bunun sonucunda patates kıtlığı baş göstermiş ve o günün şartlarında temel besin maddesi patates olan İrlanda halkı yeterince gıdaya ulaşamamasından dolayı ölümle karşı karşıya gelmiş ve bir milyonun üzerinde insan ölmüş ve en az 1.5 milyon insan da göç etmiştir(Large,1940).Bu durum aynı zamanda bitkilerde görülen hastalıklara karşı daha çok ilgiyi artırmış ve bu alandaki bilimsel çalışmalar daha yoğunluk kazanmıştır(Reader and John,2008)
Ülkemizde domates üreticilerinin Karaşimşek olarak da bildikleri mildiyö hastalığının etmeni olan bu fungus stomalardan çıkan karekteristik renksiz limon şeklindeki sporangiumları ile tanınır.Sporangiumlar direkt olarak çimlenir veya serin ve nemli koşullarda hareketli sporlarını(zoospor) oluşturur.Her bir zoospor yeni enfeksiyonları başlatmak için yaprak yüzeyindeki su film tabakasında kamçıları yardımıyla yüzerler.
Farklı domates çeşitlerindeki tepkimeler dikkate alınarak fungusun iki fizyolojik ırkı tespit edilmiştir.Bu ırklar T-0 ve T-1 olarak adlandırılmış olup,T-1 ırkı T-0 ‘a göre daha saldırgan özelliğe sahiptir(Stevenson,1993)
Belirtileri
Fungus domates bitkisinin toprak üstü aksamının tamamında gelişerek kısa süre içerisinde bu kısımların kurumasına sebep olur.Başlangıçta yapraklardaki lezyonlar,belirsiz sulanmış lekeler halinde ortaya çıkar.Bunlar, hızla gelişerek soluk yeşil kahverengi lekeler halini alır ve yaprağın geniş bir alanını kaplar.Nemli havalarda küçük lezyonların alt yüzeyleri,gri,beyaz küf tabakası ile kaplanır.Daha sonra bu miseliyal gelişme,büyük kahverengi lezyonların alt yüzeyleri civarında gözlenebilir.Enfekteli yaprak kahverengi,buruşuk bir hal alır ve kısa zamanda ölür(Stevenson,1993;Kurt,2016)
Yaprak sapı ve gövde de aynı şekilde hastalandığında tüm bitkinin kurumasına sebep olabilir.Meyve lekeleri,koyu,zeytin yeşili,yağlı lekeler şeklinde başlarlar ve tüm meyveyi kuşatana kadar gelişmelerine devam ederler.Nemli koşullarda hastalık etmeninin sporangium ve sporangiforlarından ibaret beyaz misel örtüsü lekelerin üzerinde gelişebilir.Meyvelerde ki geç yanıklık enfeksiyonlarını çoğunlukla yumuşak çürüklük takip ederek meyvelerin şekilsel bütünlüğünün bozulmasına neden olur(Stevenson,1993)
Hastalık Döngüsü ve Gelişim Koşulları
Domates geç yanılık(Mildiyö) hastalığının etmeni olan Phytophthora infestans fungusu yaşamını yıldan yıla hastalıklı bitki artıklarında veya kendi gelen bitkilerde geçirir.Serin ve nemli havalar da çok daha aktiftir.Serin geceler ve sıcak günler geç yanıklık hastalığının gelişimi için idealdir.Bir önceki üründen kalan enfekteli bitki mateyelinde oluşan bulaş kaynağı(inokulum) rüzgarla diğer bitkilere taşınır.Fungusun sporangiumları(hastalığı başlatan yapıları) % 91-100 nisbi rutubette ve 3-26 0C lerde, optimum 18-22 0 C lerde oluşur(Stevenson,1993).Sporangiumlarda zoosporların oluşumu için optimum sıcaklık 12 0 C,sporangiumlardan çim tüpünün oluşumu için optimum 25 0 C ‘ye ihtiyaç duyulmaktadır.Zoosporlar 12-15 0 C de çok hızlı çimlenir(Watterson,1986,Stevenson,1993;Arora et al.,2014)Çimlenen zoosporların çim tüpleri 21-24 0 C en hızlı bir şekilde gelişirler. 30 0 C ‘nin üzerindeki sıcaklıklar hastalık gelişimi için uygun olmayan sıcaklık değerleri olmasına rağmen bu derecelerde de canlılığını devam ettirebilir(Agrios,2005).
Sporangiumları nemli serin iklim koşullarının hüküm sürdüğü durumlarda rüzgarla çok uzak mesafelere taşınabilmektedir.P.infestans’ın eşeyli olarak çoğaldığı bölgelerde toprakta ve bitki kalıntılarında oospor adı verilen eşeyli sporları oluşur ve bunlar aynı zamanda primer inokulum kaynağı olarak vazife görürler. Ektrem sıcaklık derecelerinde sporangiumlar toprakta maksimum 77 gün canlılıklarını sürdürürlerken,oosporlar sekiz ay canlı kalabilirler (Pittis and Shattock, 1994; Arora et al.,2014).Yüksek ışık yoğunluğu,UV radyasyon sporangium canlılığını bir saat içerisinde %95 oranında azalttığı için bulutlu günler geç yanıklık hastalığının gelişimi için en uygun zamanlardır(Mizubuti et al., 2000).Atmosferik koşullar uygun olduğunda enfeksiyon öyle hızlı bir şekilde ilerler ki etkilenen bitkiler sanki dondan zarar görmüş bitkiler gibi bir görünüm sergilerler(Stevenson,1993).
Konukçuları
Hastalık etmeninin en önemli iki primer konukçusu domates (Lycopersicon esculentum Mill.) ve patates dir(Solanum tuberosum). İkincil ana konukçuları kırmızı biber (Capsicum annuum L.),Datura(Datura stramonium) patlıcan (Solanum melongena)köpek üzümü(Solanum nigrum) ve petunya(Petunia spp.) dır(Scot, 2008; Oliva et al., 2002).
Mücadelesi
Domates mildiyösü hastalığına karşı kültürel önlemlerle beraber fungisit uygulamaları kombine bir şekilde zamanında yapılması gerekir.İnokulum kaynaklarının elimine edilmesi,hastalık gelişimini teşvik edici yöndeki şartların oluşumuna fırsat verilmemesi ve bitkilerin hastalığa karşı predispoze duruma düşmesini önlemeye yönelik olarak aşağıdaki kültürel önlemler yerine getirilmelidir.
-Hastalıklı bitki artıkları yakılarak yok edilmelidir.
-Örtü altı üretimde alan içerisinde aşırı nem oluşumuna fırsat vermemek için sık sık havalandırma yapılmalıdır.
-Bitki yakın çevesinde nem artışına neden olacak uygulamalardan kaçınılmalıdır.
– Vejetatif gelişimi teşvik edici yöndeki aşırı azotlu gübre uygulamalarından kaçınılmalıdır
-Domates üretim alanı ile patates üretim alanlarının yan yana olmamasına dikkat edilmelidir.
-Kendi gelen domates bitkileri yok edilmelidir
-Etmene konukçuluk yapan yabancı otlar yok edilmelidir.
-Hastalığa karşı toleranslı çeşitler tercih edilmelidir.
Bu sıralanan kültürel uygulamalar hastalık gelişimi için koşullar uygun olduğunda hastalığı baskı altına almak açısından yeterli düzeyde etki sağlayamazlar.Bunun için de hastalığı kontrol altına almak için mutlaka zamanında,uygun alet ve ekipman kullanılarak tekniğine uygun bir şekilde hastalığa karşı ruhsatlı fungisitlerle ilaçlamalar yapılmalıdır.Önceden tahmin ve uyarı sistemleri(Hyre,Wallin,Blitecast vb)nin kullanıldığı durumlarda sistemin uyarısı dikkate alınarak ilaçlamalara başlanmalı.Bu sistemlerin olmadığı durumlarda üretim alanı sık sık kontrol edilerek yapraklarda ilk lekeler görülür görülmez ilaçlamalara başlanmalıdır.Hastalığın gelişimi için şartlar devam ettiği sürece kullanılan ilacın etki süresi dikkate alınarak ilaçlamalar belli aralıklarla tekrarlanmalıdır.Özellikle koruyucu etkiye sahip fungisitlerle ilaçlamalarda ilaçlamalardan sonra yağan yağmuru da dikkate alarak kullanılan ilacın koruyuculuk(etki) süresini beklemeden ilaçlamalar tekrarlanmalıdır.Çünkü yağan yağmurla bitki üzerindeki ilaç yıkanarak koruyuculuk etkisi azalır ve hastalığa karşı tam bir koruyuculuk sağlanamamış olur.İlaçlamalarda bir birinden farklı etki mekanizmasına sahip ilaçlar münavebeli olarak kullanılarak patojenin ilaçlara karşı hızlı direnç kazanmasının önüne geçilmelidir.Özellikle hastalığa karşı spesifik etkili olup fakat patojenin hızlı direnç kazandığı Phenylamide (Metalaxyl ve benzerleri) grubu fungisitlerinin sürekli ve tek başlarına kullanımlarından sakınmak gerekir.Bunların mutlaka farklı etki mekanizmasına sahip başka fungisitlerle karışım formülasyonlarının bir sezon içerisindeki ilaçlama sayısına bağlı olarak en fazla 2 kez kullanımlarına dikkat edilmelidir.
Ülkemizde domateste mildiyö hastalığına karşı ruhsatlı fungisitlerden bakırlı fungisitlerin yaprak yüzeyinde tutunmalarının iyi olması ve buna bağlı olarak koruyuculuk özelliklerinin yüksek olmasından dolayı özellikle koruyucu ilaçlama programlarında yer almalıdırlar.Ancak bu fungisitlerin bitkilerdeki fitotoksite risklerinin her zaman için yüksek olduğu düşünülerek uygun zamanda ve uygun dozda kullanımlarına dikkat edilmelidir.Ayrıca bakırlı fungisitleri tek başlarına değilde Mancozeb veya Cymoxanil gibi fungisitlerle karışım formülasyonlarının kullanımları tercih edilirse sinerjistik etki (etkinin artırılması) bakımından faydalı olur.Hastalığa karşı spesifik oluşlarının yanında yüksek sistemik etkiye sahip olamlarından dolayı Phenylamide grubu fungisitleri( Metalaxyl,Metalaxyl-M,Benalaxyl-M) sezon içerisinde mutlaka ilaçlama programlarında yer almalıdır.Ancak bu fungisitlerin dayanıklılık risklerinin yüksek olmasından dolayı koruyucu fungisitlerle (Mancozeb, Chlorothalonil)karışım formülasyonları kullanılmalıdır.Chlorothalonil koruyucu ilaçlamalar için özellikle Cymoxanil ile karışım formülasyonları iyi bir alternatif olmasına rağmen,en son yayınlanan yasaklı ilaç listesinde yer aldığı için 31.12.2021 tarihinde sonra kullanımı mümkün görülmemektedir.Farklı etki mekanizmasına sahip olmalarından dolayı Phosphonate’ler grubu(Fosethyl-Al,Fosforoz asit) her hangi yaprak gübresi veya başka bir kimyevi ürün ile karıştırmadan tek başlarına kullanımları domates mildiyösü ilaçlamalarında mutlaka yer almalıdır.Hem Phytophthora’lara özelleşmiş olması hemde Phenylamide grubu fungisitlerine karşı direnç kazanmış Phytophthora infestans izolatlarına karşıda yüksek etkilik göstermesi, Dimethomorphe ve aynı özelliğe sahip eş değer fungisitlerin de koruyucu ilaçlama programlarına alınması olası epidemi oluşumlarının önlenmesinde de önemli katkılar saglayacaktır.Mildiyö hastalıklarına spesifik yeni bir fungisit olan Ametoctradin uygulamasının ardından yaprak yüzeyinde mum tabakası tarafından absorbe edilip,fungal saldırılara karşı stabil koruyucu bir film tabakası oluşturması bu fungisitin yaprak üzerindeki kalıcılığını artırarak,yağmurla yıkanmaya dayanıklılığını artırdığı için koruyucu ilaçlamalarda tek başına veya Dimethomorphe gibi farklı etki mekanizmasına sahip fungisitlerle karışım formülasyonları halinde kullanılması domates mildiyösü ile etkili mücadele yapılmasına katkı sunacaktır.Ülkemiz de Domates mildiyösü hastalığına karşı strobilurin grubu fungisitlerinde(Azoxystrobin,Pyraclostrobin,Trifloxystrobin)kullanım ruhsatları vardır.Bu grup fungisitlerin pek çok üstün özellikleri olmasına ragmen patojenlerin bu grup fungisitlere karşı hızlı direnç kazanmalarından dolayı bunların mutlaka farklı etki mekanizmasına sahip fungisitlerle karışım preparatlarının kullanılmasına dikkat edilmelidir.Domates mildiyösüne karşı Propamocarb HCL ve Zoxamide gibi mildiyö hastalıklarına karşı spesifik fungisitlerin kullanımlarında tek başına kullanımlarından ziyade Mancozeb ve Chlorothalonil gibi fungisitlerle karışım preparatlarının kullanılması daha yüksek etki elde edilmesi bakımından tercih edilmelidir.

Sonuç
Domates mildiyösü hastalığı yıkıcı bir hastalık olup,sürekli takibi gerekmektedir.Özellikle hastalığın gelişimi için atmosferik koşullar(rutubet,sıcaklık vb) elverişli ve hastalığa hassas bir çeşitle üretim yapılıyorsa bu takibin çok daha titizlikle yapılması gerekmektedir.Bu takibin yapılabilmesi içinde hastalığın çok iyi bilinmesi ve ona göre zamanında alınacak önlemlerle hastalık salgın haline geçmesine fırsat verilmemelidir.Haliyle hastalığa karşı kültürel önlemlerin eksiksiz yerine getirilmesi ve gerektiğinde zamanında yukarıda açıklandığı gibi uygun ilaç seçimiyle ilaçlamalar yapılmalıdır.İlaçlamalar yapılırken ilk önce kendi sağlığınızı düşünerek gerekli koruyucu önlemleri alma noktasında,daha sonra da çevre ve insan sağlığına zarar vermeyecek şekilde gerekli tedbirleri noktasında hassasiyet gösterilmelidir.Hastalıksız bol ve bereketli bir üretim yılı dilerim.
Kaynaklar
Abak,K.,2016.Türkiye’de Domatesin Dünü,Bugünü ve Yarını,Türktob Dergisi,Yıl:5 Sayı:17.
Agrios, G.N.,2005. Plant Pathology.5th Edition. Academic Press, London, New York, pp. 421- 427.
Chand and Sudeep,2009.Killer genes cause potato famine, retrieved 2009-09-26.
Ekinci, S., 1972. Özel Sebzecilik, Ahmet Sait Matbaası,132 s.; 1-3, İstanbul.
Koç,Ö.,2018.Antalya örtü altı domates yetiştiriciliğinde görülen fungal hastalıklar ve domates külleme
hastalığına karşı bazı fungisitlerin etkinliklerinin belirlenmesi,Yüksek Lisans Tezi,Selçuk
Üniversitesi,Fen Bilimleri Enstitüsü,Bitki Koruma ABD.,(Danışman:Prof.Dr.Nuh BOYRAZ)
Kurt,Ş.,2016.Bitki Fungal Hastalıkları,Akademisyen Yayınevi,Ankara.
Lamour, K.H., Win, J. and Kamoun, S.,2007. Oomycete genomics: new insights and future directions.
Fems Microbiological Letters, 274: 1 – 8.
Large, E.C.,1940. The advance of the fungi.Dover Publications, New York. Available at http://www.late blight disease.org/ history of Phytophthora infestans.21/o8/2010.
Mizubuti, E.S.G., Aylor, D.E., and Fry, W.E.,2000. Survival of Phytophthora infestans Sporangia
Exposed to Solar Radiation. Phytopathology 90: 78–84.
Oliva, R.F., Erselius, L.J., Adler, N.E., and Forbes, G.A.,2002. Potential of sexual reproduction among
host-adapted populations of Phytophthora infestans sensulato in Ecuador. Plant Disease 51: 710–719.
Pittis, J.E. and R.C. Shattock (1994) Viability, germination and infection potential of oospores of
Phytophthora infestans. Journal of Plant Pathology, 43:387-396.
Reader and John (2008) “The Fungus that Conquered Europe”, New York Times, retrieved 2008.03-18.
RK Arora, Sanjeev, Sharma and BP Singh,2014. Review on Late blight disease of potato and its management, Punjab, India Potato J (2014) 41 (1): 16-40.
Scot, C.N (2008) Late Blight of Tomato (Phytophthora infestans). Department of Plant and
Environmental Protection Sciences. University of Hawaii. 10p.
Stevenson,W.R.,1993.Late Blight Pp.17-18.In Compendium of Tomato Diseases,eds.J.B.Jones,J.Paul
Jones,R.E.Stall and T.A.Zitter.APS Press,St.Paul,Minnesota,USA:
Watterson, J.C. (1986). Diseases, Pp. 461-462 In: Atherton, J.G. and J. Rudich (eds.) The Tomato Crop:
A scientific basis for improvement. Chapman and Hall, London.

Son Eklenen yazılar

Damla Sulama Kütüphanesi: NETAFIM Akademi

Damla Sulama Kütüphanesi: NETAFIM Akademi

Sulama teknolojilerinin lider markası NETAFIM, damla sulama konusunda makale, video ve podcast içerikleri ürettiği dijital platform NETAFIM Akademi ile merak edilen bütün konuları üreticilere aktarıyor ve doğru bilinen yanlışların önüne geçiyor. Damla sulamada...

Sık Dikim Modeline Uygun Zeytin Fidanı Çeşitleri

Sık Dikim Modeline Uygun Zeytin Fidanı Çeşitleri

Zeytin ağacının kökeninin Akdeniz bölgesi, özellikle de Orta Doğu olduğu bilinen bir gerçektir. Başlangıçta Fenikeli tüccarlar aracılığıyla İberia yarımadasına farklı çeşitler ulaştı. Bu yeni çeşitler tarih boyunca iklim koşullarına uyumları, yüksek verim ve sürme...

Manna’dan Araziye Özel Sulama Önerileri

Manna’dan Araziye Özel Sulama Önerileri

Rivulis Pazarlama Müdürü Batı Akgün, uydu teknolojisini kullanan yazılım bazlı bir çözüm olan, Manna Akıllı Sulama Teknolojisi’nin herhangi bir sensöre ihtiyaç duymadan tek bir tuşa basarak araziye özel sulama önerileri sağladığını açıkladı. Rivulis 50 yıldan fazla...