BASF, Tarımda İnovasyon Ürünleri Portföyünü Yüzde 25 Güçlendiriyor

BASF, Şubat ayında 7,5 milyar Euro’yu aşan yenilikçi tarım çözümleri portföyü için tahmini maksimum satış potansiyelinde artış olduğunu duyurdu. Şirket, 2029 yılına kadar sunacağı ürün portföyünde yeni tohum ve teknolojileri, kimyasal ve biyolojik bitki koruma, dijital ürünler ve yeni formulasyonlar dahil 30’u aşkın projenin lansmanını gerçekleştirecek. Şirket, tarım stratejisi doğrultusunda, tarımda verimlilik, çevrenin korunması ve toplumun ihtiyaçlarının dengelenmesini sağlamak için çiftçilere yönelik ilgili çözümlere daha fazla odaklanıyor. BASF, 2020’de bir önceki yıla yakın planlı bir harcamayla son yıllarda tarım çözümlerine yaptığı yüksek düzeyde araştırma ve geliştirme (AR-GE) yatırımının üzerine eklemeyi planlıyor. Şirket, yalnızca 2019 yılında Tarım Çözümleri bölümünde araştırma ve geliştirme çalışmalarına 879 milyon Euro harcamıştı. Bu rakam aynı segmentte satışların yaklaşık yüzde11’ini oluşturuyor.

BASF Tarım Çözümleri İş Birimi Başkanı Vincent Gros konuyla ilgili şunları söyledi: “Hayatımızın tam da merkezinde yer alan tarım, herkesin üzerinde güçlü bir etkiye sahip. Bu nedenle her gün daha fazla baskı yaratan çevre, iklim ve toplum ile ilgili zorlukları ele almamız gerekiyor. BASF olarak, tarımda sürdürülebilir inovasyona yön vermemize ve toplum için değer yaratmamıza yardımcı olan tüm harika ve yeni fikirlere açığız. Amacımız daha yüksek rekolte ve strese daha dayanıklı mahsul üretimi sağlayan, tarımda CO2 ayak izini azaltan pratik çözümler geliştirmektir. Olağanüstü bir inovasyon portföyümüz var ve sürekli olarak hem çiftçilere hem de çevreye faydalı ürün ve çözümleri tespit etmeye ve geliştirmeye yatırım yapıyoruz.”

AR-GE projelerine daha keskin bir şekilde odaklanıyoruz

BASF’nin sürdürülebilir tarım sektöründeki lider konumu, tüm sürece tamamen entegre edilmiş aktif AR-GE portföyü yönlendirmesine ve sürdürülebilirlik kriterlerine dayanır. BASF Biyobilim Araştırmaları Başkanı Peter Eckes, yeni stratejileri çerçevesinde, inovasyonda odak noktalarının, özel tarım mahsul döngüleri etrafında keskinleştiğini belirterek, “Uzun vadeli ekonomik, ekolojik ve toplumsal ihtiyaçları karşılayan sürdürülebilir çözümler geliştirmek için mevcut tüm bilimsel teknolojileri uyguluyoruz.” dedi.

CO2 ayak izini azaltmak için daha yüksek rekolte ve strese dayanıklı mahsuller

Günümüzde tarımla ilgili hedefleri karşılamak için BASF’nin inovasyon portföyü, stratejik müşteri segmentlerine yönelik yeni teknoloji ve çözümlere ve dört mahsul sistemine odaklanmaktadır:

  • Soya, mısır, pamuk;
  • Buğday, kanola (kolza tohumu), ayçiçeği;
  • Pirinç;
  • Meyve ve sebze.

Buğday, kanola, ayçiçeği dahil mahsul döngüsündeki güçlü ürün portföyü projeleri, 12 milyar Euro’ya yaklaşan bir pazar değeriyle, şirketin AR-GE inovasyon gücünü ortaya koymaktadır. BASF bu pazarda daha yüksek rekolte ve su ve bitki koruma ürünleri gibi kaynaklara daha az ihtiyaç duyan kuraklığa ve sıcağa dayanıklı mahsuller ile hava şartlarına dayanıklı tarım için yenilikçi çözümler geliştirmektedir. Bu şekilde çiftçilerin rekoltelerini sürdürülebilir şekilde arttırmasını ve toprağı daha az işlemesini sağlayarak erozyonu ve sera gazı emisyonlarını en aza indiriyoruz. Örnek vermek gerekirse:

Tohumlar ve Teknolojileri: BASF’nin kanola için kullanılan InVigor® kabuk çatlamasını azaltma ve kök mantarına karşı dirençli özellik teknolojileri, potansiyel rekolteyi kök mantarına karşı korumaya yardımcı olur ve hasatta çiftçilere daha fazla esneklik sağlar. Ayrıca şirket bu sezon için kısa bir süre önce, çiftçilere rekolte, kabuk çatlamasını azaltma koruması veya kök mantarına karşı dayanıklılık alanında iyileştirmeler sunan üç yeni hibritin yer aldığı “300 serisi” InVigor kanolayı piyasaya sürdü. BASF aynı zamanda şirketin kanola tohumundaki performansını daha da optimize etmek için yenilikçi tohum ekme oranıyla desteklenen hedef bir bitki popülasyonu tavsiyesi olan InVigor RATE‘i piyasaya sürerek sektöre yön vermektedir.

Önümüzdeki on yılın ortalarında, BASF daha zorlu koşullarda yetiştirilebilen sarı tohumlu LibertyLink® sarı tohumlu kanolayı piyasaya sürerek kuraklık ve ısı kuvvetiyle normal kanolanın daha elverişsiz bir mahsul haline geldiği Kuzey Amerika’nın daha kuru bölgelerindeki buğday yetiştiricilerine yeni rotasyon seçenekleri sunacak.

Buğdaya talebin dünya çapında artması inovasyona önemli yatırım yapılmasını gerektirmektedir. BASF, hibrit buğday tohumları geliştirmede lider olup önümüzdeki on yılın ortalarında piyasaya girilmesi bekleniyor. BASF’nin hibrit buğdayı, buğday yetiştirme şeklini kökten değiştirecek ve Kuzey Amerika ve Avrupa’daki çiftçilere, rekolteyi optimize edecek, üretimi istikrarlı hale getirecek ve tahıl kalitesini artıracak tohumlar sunacaktır. Ek olarak, hibrit buğday yaklaşımı, yetiştiricilere bitki özelliklerini uyarlama ve geliştirme noktasında yeni olanaklar sunarak gelecekte çevresel zorlukların ele alınmasına önemli katkılar yapacaktır.

  • Herbisitler: BASF, tüm dünyadaki çiftçilerin etkili yabancı ot yönetimine erişmeye devam etmesini sağlamak için, Luximo® ve Tirexor® adında iki yeni herbisit aktif maddesini geliştirmiştir. 2020 yılından itibaren, buğday yetiştiricileri, bunlar sayesinde kontrolü zor çimleri ve geniş yapraklı yabancı otları yönetme noktasında yeni olanaklara sahip olacak. BASF ayrıca herbisite dayanıklı yabancı otları yönetmek ve toprak işlemesiz tarım gibi CO2 ayak izini azaltan tarım uygulamalarına imkan tanımak için ilave yeni etki mekanizmaları üzerinde çalışmaktadır.
  • Fungisitler: BASF kısa bir süre önce en yüksek standartları karşılayan ve özel mahsullerde ve sıra mahsullerinde bir dizi zor kontrol edilen patojene karşı olağanüstü biyolojik performans sunan Revysol®(fungisit)aktif maddesini piyasaya sürmüştür. Buna ek olarak, Sumitomo Chemical ile ortaklaşa geliştirilen yeni (fungisit)aktif maddesi Pavecto®, çiftçilere dayanıklılık yönetimi için benzersiz bir araç sunacaktır. BASF, Pavecto ve Revysol bazlı ürünleri, sürdürülebilirlik açısından değer zincirine yaptıkları büyük katkı nedeniyle “Hızlandırıcı” ürünler olarak sınıflandırmıştır. BASF’nin Tarım Çözümleri bölümü, ürün portföyünü aktif olarak BASF Grubu’nun 2025 yılı için belirlediği 22 milyar Euro’luk satış hedefine önemli katkıda bulunan sürdürülebilir çözümlere doğru çevirmektedir.
  • İnsektisidler: BASF, insektisit portföyünü daha da genişletmek ve çiftçilere ilave çözümler sunmak adına 2020’den itibaren, Mitsui Chemicals Agro, Inc. ile birlikte Broflanilideürününü geliştirmiştir. Yeni aktif madde, çiftçilere özel ve tarla mahsullerini patates böcekleri gibi haşerelerden korumalarına yardımcı olacak. Teraxxa™ markasıyla pazarlanan Broflanilide bazlı tohum işleme uygulamaları, tahıl mahsullerindeki yönetilmesi zor kök kurdunu hedef alacak. Kısa bir süre önce piyasaya sürülen bir insektisit olan Inscalis® ile birlikte, Broflanilide BASF’nin bu on yıllık sürede piyasaya süreceği bir sonraki insektisit inovasyonları dalgasının bir parçasıdır.

BASF ayrıca şirketin kalan stratejik mahsul döngüsü için tüm mahsul döngüleri genelinde kapsamlı inovasyon portföyleri geliştirmektedir. Buna sekiz aktif madde ile soya, kanola, pamuk ve sebzelerde benzersiz özellikler ve yüksek performanslı tohumlar da dahildir.

Dijitalleşme modern mimariyi destekliyor

xarvio® Dijital Tarım Çözümleri markasıyla pazarlanan dijital BASF ürünlerini kullanan yetiştiriciler, daha az doğal kaynak ve mahsul girdisiyle daha yüksek rekolteye ulaşabilir. BASF’nin en yeni dijital sonuç tabanlı iş modeli xarvio®  (HEALTHY FIELDS) SAĞLIKLI TARLALAR ile çiftçiler tarlaya ve sezona özel şeffaf bir bitki koruma hizmetinden, taşeron ilaçlama yüklenicileri ile iş yükünün azalmasından, gerçek zamanlı takipten ve tarlaları için başarı garantisinden faydalanırlar. xarvio®dijital ürünleri, daha hassas bir bitki koruma ürünleri uygulaması, besin yönetimi, otomatik tampon bölgeler ve biyolojik çeşitlilik takibi sağlar. Bu ürünler hali hazırda 120’den fazla ülkede 2,5 milyondan fazla çiftçiye tarımın çevreye etkisini azaltma ve dünya çapında gıda üretimini artırmada yardımcı olmaktadır.

BASF için inovasyon portföyünün potansiyeli, üretimi bir adım daha öteye ulaştırmaktadır: e3® Sürdürülebilir Pamuk Programı ile şirket ABD’deki çiftçilerin giyim sektöründe alt müşterinin daha izlenebilir ve sürdürülebilir tedarik zinciri talebini karşılamasına yardımcı oluyor. Değer zinciri boyunca ortaklarla işbirliği halinde, BASF’nin Fibermax® ve Stoneville® pamuk tohumu ile yetiştirilen e3®pamuk, çiftçiden perakendeciye kadar izlenebiliyor ve son tüketicilere kıyafetlerinin adil, ekonomik açıdan elverişli ve çevre sorumluluğuyla üretildiğini gösteriyor. BASF bu seviyede izlenebilirlik sunan tek şirkettir. Bu program, lif için olan talebi arttırmış olup e3® standartlarını karşılamakta ve yetiştirici için daha yüksek bir piyasa fiyatı yaratmaktadır.

 

Son Eklenen yazılar

Rivulis ve Eurodrip’den Şekerpancarına Yönelik Özel Çalışmalar

Rivulis ve Eurodrip’den Şekerpancarına Yönelik Özel Çalışmalar

Rivulis Pazarlama Müdürü Batı Akgün, 2015 yılından bu yana şekerpancarına yönelik çok önemli çalışmalar yaptıklarını belirterek; “ Bu çalışmalarımızın sonucunda, şekerpancarı üreten çiftçilerin damla sulama sistemlerine olan ilgileri arttı. Bu durum bizi oldukça mutlu...

Çok Başarılı Bir Yıl Geçirdik

Çok Başarılı Bir Yıl Geçirdik

MAS Seeds Ülke Müdürü Turhan Mutlu Çiçek, MAS Seeds olarak 2020 yılını çok başarılı geçirdiklerini belirterek, “ Biz her yıl büyüyen ve ürün portföyünü geliştiren bir şirketiz. Geçen sene ile kıyasladığımızda, toplam üretim alanlarımızı neredeyse üç katına çıkarttık....

GENTA büyümeye devam ediyor

GENTA büyümeye devam ediyor

GENTA Yönetim Kurulu Üyesi Gökçe Atalay, tarım sektöründe Covid 19 nedeniyle yaşanan bütün olumsuzluklara rağmen, GENTA olarak başarılı bir yıl geçirdiklerini açıkladı. Atalay, “Grup görüşmelerimizi azaltarak daha bireysel görüşme sistemi uyguladık ve bunun da...